confessions

Yüzyüzeykenkonuşuruz

Yıldız Yazar  · 3 Eylül 2017 Pazar

  1. toplam giri 83
  2. takipçi 0
  3. puan 2369

porçay

Yüzyüzeykenkonuşuruz
tee 300-500 aboneykenden beridir takip ettiğim kanal.

yutup gibi bir yerde şehrin ışıklı, neon caddeleri de var; varoşları da var. her şeyde kalite beklemeyiniz. kimi zaman en keyifli şeyler kalitesiz, leş görünen şeylerden çıkar.



por bey yüz bin aboneye ulaşıp geçti ve ergen kitlenin büyük çoğunluğunu ciddi seviyede ardına toplayacak gibi görünüyor. ciddili, kasıntı ve tribüncü tiplerdense, artık çirkin de olsa samimi şeyler istiyor insanlar, sempatik olduğu sürece tabi.

bunu yorumlarda görmek pekâlâ mümkün. yorumlarda soru sorana ciddili cevap veren kullanıcılar beğeni alamazken, cevap olarak sadece "ananın amı" yazan adam beğeni recort kırmakta. küfürlü olan, argo olan artık "ya normalde iyi biridir de, eğleniyor işte" olmaya başladı artık. toplumun temellerinden sarsıldığı şu günlerde por bey de kaymak yemesin mi yani nedir.



son yılların ışığında, sosyolojinin temelleri yeni nesiller ve teknoloji sonrası yozluk sebebiyle yeniden yazılacak gibi görünüyor



Şey değil mi bu ters psikoloji ironisi ?

bir kadının kalitesini gösteren detaylar

Yüzyüzeykenkonuşuruz
cumhuriyet kadını , idealist kadın

Boğazın acıdığında limonlu mercimek çorbası yapabilmeli değil mi?ben çok severim

Sen uzaktayken bunu yapmamdan hoşlanmazdı diyip sana saygı duymalı değil mi , şarap içilmeli Galata'ya karşı.Duydum ki anı yaşar olmuş kadınlar kaliteli insan ilklerini feda etmez herkese değil mi? İlki olmalısın değil mi biraz da şanslıysan ilk sarıldığı olmalısın sanat sevmeli kadın aslında sanatı sevmeli insan, müzik zevki popüler kültüre karşı olmalı değil mi herkesleşmemiş şeyleri dinlemeli herkesleşmiş şeyleri senin gibi sevmemeli

Ben şanslı bir adamım böyle kadına aşık oldum sanırım, hiç bir kulüp toplantısına gitmeyen ben bir kulüp toplantısına gitmiştim, bi bira ve olan olmuştu aylar önce olan bu hissiyat içim de halen bekliyorum öylece çok özel birine benziyor huzurlu hissediyorum

bienal

Yüzyüzeykenkonuşuruz
bienalde resimlerden çok resimler hakkında yazılan yazılar, şiirler, oluşum aşamasındaki duyguları ifade eden yazılar daha çok ilgimi çekiyo gibi

brezilyalı bir sanatçının "mevsimler" isimli çalışması sırasında yaşadıkları, hissettikleri gerçekten ilginç ama kendi içine dönmekten, bir çeşit yolculuktan, sonra içinde hissettiği bir varlıktan ve ürettiği şeyin yaratım sürecinden bahsedişi olağanüstü geldi bana.

sanırım bunları okumadan anlamlandıramıyorum resimleri. aslında bu "resimden anlamıyorum" demek oluyor fazla mı belli ettim

kelimelerle aram iyi ama

hannibal

Yüzyüzeykenkonuşuruz
yapımcısı sevgili bryan fuller'ın sürekli dördüncü sezona dair ipuçları bıraktığı muazzam dizi. mesela dördüncü sezon bölüm isimlerinin küba mutfağından olacağını söylemiştir. verdiği röportajlarda da sürekli yeni sezondan, senaryodan ve ekibin devam etmeye hevesli olduğundan söz ediyor. yani kısaca iki yıl oldu ve hala büyük umutlarla döneceğine inanıyorum ama


Yalan dedin hayat seni yandı üzülme dostum uyur aman be dostum bizi mutlu etmeye kalktın sıçtın be dostum öfkeli oldun sezonu bitirdin

flört

Yüzyüzeykenkonuşuruz
abi bu adamlar tarihimizin en hoş garip alternatif rock / indie grubu olabilir

öyle bir tarzları var ki, saykodelik festival mi var, çağır; rock, çağır; gençlik festivali, çağır; müthiş bir multifonksiyonellik örneği.

başarılılar mı? hem de ne.

eğlenceli? Piffiyttt

hikayesi olan şarkılar

Yüzyüzeykenkonuşuruz
Arda kemirgent, nil İpek, can kazaz , tuğkan .Kaan Boşnak , Deniz tekin , adamlar , ikiye on kala , ne jupiteri, yüzyüzeyken konuşuruz , öfkeli kalabalık , dolu kadehi ters tut , flört, baba zula , büyük ev ablukada gibi hoş insanların ve grupların bağımsız müzikle hikayelerini birleştirmesini seviyorum az biliniyor olmaları daha hoş şarkılardaki hikayeleri benimsiyor insan buraya yazamadığım az bilinen bir çok grup var aslında paylaşmaya kıyamıyorum sanki eksilcek gibi hissediyorum , hikayeleri her kulaklığı taktığımda hikayem oluyor hoş insanlar vesselam

feminizm

Yüzyüzeykenkonuşuruz
teoride destek versem de genelde aşırıya kaçırıldığını düşündüğümden uygulamada destek vermediğim fikir akımıdır. tamam kadın, eşcinsel hakları falan önemli ama dünyanın tek sorunu buymuş gibi davranılınca hoş olmuyor.

bir lgbt eylemine binlerce kişi gidiyor, abd eşcinsel evliliği serbest bıraktı diye herkes profil resmini değiştiriyor. çünkü moda. aynı duyarlılığı daha önemli konular için de göstermek lazım. zira üzgünüm ama kimin kimi siktiğinden daha önemli meseleler var

Örneğin ; hayvan hakları , açlık sorunu , çevre kirliliği , hastalıklar , tecavüzler (kadın / erkek farketmeden kadınlarında erkekleri istismar ettiği unutmadan ) vs

deniz tekin

Yüzyüzeykenkonuşuruz
sesini duyduğumda aklımda çakan ilk isim ane brun olmuştu. öylesine okşar gibi, kulağa fısıldar gibi. oysa ane brun bu ahmet kaya'ları böyle söyleyemez. içten, yürekten, insanın tam şurasına, yüreciğine doğru söylüyor. bunu nasıl yapıyor bilmiyorum, sesinde ne var bilmiyorum, ama sesinde bir şey var, adamı çok başka yerlere götürüyor, öylesine bir şey... dupduru akıyor.



heyecanlandırıyor, sonuçta yine aynı etkiyi yaratıyor: ülkenin ve dünyanın tüm bu bombokluğunda, güzel şeyler de yetişebiliyor, bu topraklardan güzel sesler de çıkabiliyor. "söz sessizlikte/ ışık karanlıkta gizlidir.."* bu sözü bana tekrar hatırlatıyor. soundcloud'dan tüm külliyatını dinlemek istiyorum, hiç aklımda yokken kadıkoydeki konserine gitmek istiyorum. öyle bir şeyler.



bununla birlikte, ne me quitte pas'sını dinledim. fransızcayla boğuşuyormuş gibi geldi. sevgili deniz, naçizane fikrim şudur: r'leri illa gırtlaktan çıkarmana gerek yok ki, boşver, bir türk gibi söyleyebilirsin şarkıyı, bak nina simone nasıl ağır amerikan aksanıyla söylüyor,ama yine de o duyguyu veriyor, sen de bir türkçe aksanıyla söyleyebilirsin şarkıyı, bence boşver r'leri.



ve şimdi leyla'ya silinecek şiirler'ini dinledim de, üstte ne yazdıysam boşver, ne me quitte pas'yı istediğin gibi söyle deniz. deniz, bu ne güzel insan olmaktır deniz?
0 /