confessions

yildizrobotics

Yıldız Yazar  · 28 Kasım 2018 Çarşamba

  1. toplam giri 208
  2. takipçi 1
  3. puan 1892

donanım haber forum

yildizrobotics
Sefil bir forumdur, artık donanım tanıtımı dışında her şey yapılmaktadır. Siyaset Haber diyenler de mevcuttur. Gerçekten Konu Dışı forumları tarihin en ezik forumu olarak anılabilir. O ezik forumda da en çok tanınan adam (Son 3 yılın, 6 yıldır aktifim oysa ki) benim maalesef. Bugün son üyeliğim de kapandı ve bir daha girmeme yemini ettim. 520'nin üzerinde üyelik eskittim. Numara bulmak benim için kolay, dilerim daha fazla girmemek için kendim irade gösterebilirim. Donanım Haber tek bir kişi nedeniyle (Ben) bütün üyelik sistemini değiştirmiş ve yabancı numaralarla kaydı yasaklamıştır. Bu halden de memnun gözüküyorlar, bu sebeple çoğu kişi kolay kolay sürekli giremiyor. (Yabancı numaralar internetten sahte olarak bedavaya elde ediliyor, Türkiye için çok nadiren bunu yapıyorlar)

Bunun dışında bağımlılık yapar ve psikolojiyi bozar. İlk 3 yıl sabır gösterdim, küfretmedim ama ondan sonraki yıllarda o kadar çok dürttüler ki ben de kayışı kopardım. Orada isterseniz kral olun, yine de sizi aşağı çekerler, kendi cehennemlerine. O yüzden girmeyin, çok yazma ihtiyacı hissediyorsanız düzgün siteler bulun. (Burası gibi) Düzgün insanlarla muhatap olun. Sevilmiyorsanız hatayı biraz da kendinizde arayın ve kendinizi düzeltmeye çalışın. O tarz sitelere girerek kendinizi bozarsınız, başka bir şey elde etmezsiniz. Bu yüzden girmeyin, tavsiye etmem. Ben girmeyi bıraktım. Diplomayı alsam bile girmeyeceğim, ki bu konuda kendime sözüm vardı, son defa gireceğim diye, hayır, bitti.

mübarek tv

yildizrobotics
Kanalında escort olduğunu tahmin ettiğim internet fenomenleriyle röportaj yapmıştır, kadının göğüs bölgesini de sansürlemiştir. Bunun için bir deyim vardı, bilen var mı? Adam yobaz bir yapıda olmasına rağmen o kadınla sohbet etmeyi uygun görüyor, lakin sansürü de eksik etmiyor. Kendin zaten görüyorsun mübarek.

japonca ve korecenin çinceden farkları

yildizrobotics
Gramer olarak her ikisi de sondan eklemeli dil olan Korece ve Japonca bu konuda Türkçe ile benzerlik gösterir. Çince ise çok daha farklı ve bence kat kat zor bir dildir. Korece ve Japonca'nın her ikisinde de bazı Çince sözler bulunur, bu bakımdan uzak doğunun evrimsel olarak birbirine paralellik göstermeleri dil açısından da kanıtlanabilir. Yani dili yakın olan çoğu toplum vücut olarak da yakın olmaktadır. Orta Asya ve Avrupa'ya doğru giden Türklere baktığımızda Orta Asya'nın biraz daha uzak doğululara benzediklerini ama Türk yapısı da taşıdıklarını düşündüğümüzde insanların dünyaya dağılışının da evrimsel paralellik gösterdikleri anlaşılabilir. Yani aslında evrim sadece buradan bile kanıtlanabilir.

Korece'de tek bir alfabe bulunurken, Japonca'da kolaydan zora doğru giden alfabe sistemleri bulunur, en azından makaleler bu açıdan böyle tasvir ediyor. Çince ise bambaşka bir dünya. Bir polyglot olma sevdalısı olarak Japonca bu üç dilin arasında kesin ve net tercihim oldu. Almanca ile işim bittikten sonra Japonca üçüncü yabancı dilim olacak. Şu anda İngilizce'm iyi, en azından son yıllarda epey geliştirdim. Almanca orta, eh işte. Japonca'dan sonra bir dil daha öğrenmek isterim (Rusça gibi) ama o biraz hayal kalabilir, zira geri kalan dillere (Rusça hariç, biraz) o kadar ilgim yok.

instagram

yildizrobotics
Bir çeşit teşhir platformu. İnsanların önemli bir kısmı farkında olarak, bir kısmı da farkında olmayarak kendini teşhir etmektedir. Bilinçli bir insan eğer bu tarz bir platform kullanacaksa gizli kullanır. (Ünlüleri vesaire hariç tutuyorum) Diğer türlüsü ego pompalamasıdır. Egomanyakların tercih ettiği platformların başında gelir. Kişinin paylaşacak ne kadar çok şeyi olursa olsun bunu yapacaksa bile arkadaşları arasında yapmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum. En doğru davranış ise yaşadıklarını paylaşmanın da bir önemi olsa da asıl kendini mutlu ederek, olayın anının tadına vararak yaşamak, yoksa senin yaşadığın şey başkasını çok da ilgilendirmez.

Kullanmadığım platform. Muhtemelen bir ömür de kullanmayacağım. Açmamı isteyen olmaz ama olursa da restimi çekeceğim. Zira bu tarz platformlardan hoşlanmam, genelde de girip bakmam. Facebook'u bile itinayla kullanmıyor olup, sadece iletişim için açtım. Twitter var, en güzeli de o. Güncel olaylardan haberdar olmak için birebir ama anonim hesap kullanıyorum. 3 sosyal medya hesabımdan diğeri ise YouTube. Tiktok reklamları yüzünden onu da kapatabilirim. Vasıfsız ve hatta belki de gereksiz insanları bu tarz medyalar kendilerini bir şey sanmalarına, hatta belki de para kazanmalarına sebebiyet vermiştir. Enes Batur mesela, tamamen gereksiz ve vasıfsız paylaşımları var. Buna rağmen adam zengin oldu. Bu sebeple paranın tamamen vasfa dayanmadığı bir devirdeyiz denebilir.

kürdistan

yildizrobotics
Yabancı ülkelerin haberlerinde ve bazı Türkçe kaynaklarda Türkiye'nin belirli bölgeleri için denen ve böyle lanse edilen sözde ülke. Asla kurulmamalıdır. Açık olacağım, Kürtleri sevmiyorum. Kanımda %90'dan fazla Türklük var mı bilmiyorum, bugünlerde herkesin gen haritası karmakarışık ama standart Türk'e benzediğimi biliyorum. Bu sebeple bu hayalin gerçek olmaması için gerekirse savaşacağım. Sessizce işlerini hallediyorlar ama böyle bir şey gerçek olmamalı. Bu arada Kürtler kendi devletini kursa bile yönetemez, zira asırlardır parazit yaşıyorlar. Bu yüzden emperyalist yaşamaya mahkumlar. Bu da demek oluyor ki burada bunu isteyen sadece Kürtler değil.

aç insanlara yardım

yildizrobotics
Yapılması gerekendir. Bugün Yemen için 2 defa bağışta bulundum. Çok bir para değil ama köşede birikenleri dağıtmayı seviyorum. Arada annemle birilerine erzak alıyoruz. Peynir, baklagil falan. Kendim inançlı değilim ama zekat gibi. Zaten kendi param dedelerden kalma gelen paralar, harcayacak çok yerim de yok, zaten kendim bitiremiyorum dedim, bari yardım olsun. 1000 TL'ye kadar yardım yaptığım oldu. (Bir ayda tabii) Dilerim bir işe yarıyordur. Dilerim mutlu ediyordur.

bilek güreşi

yildizrobotics
Uzun bir aranın ardından profesyonel bir kulübe girdiğimi beyan ederim. Beğendiler ama profesyonel bir ağır siklet için yeterli olmadığımı da rahatlıkla söyleyebilirim. Oranın en az spor yapanı 10 yıldır bilek güreşi yapıyor. Amatör olduğumu anladım ve tabii tembel biri olarak çalışmam gerektiğini de. 110 kilogramda bu yaza kadar kilo vererek şansımı deneyeceğim. Bu kulüpte kalmak istiyorum, lisans alırsam harika olur, o yüzden antrenmanlarımı eksik etmeyeceğim. Elimden geleni yapacağım.

boston dynamics

yildizrobotics
Robotik konusunda aşan firma. Direkt olarak her türlü engeli görebilmesi ve o engellere rağmen son derece hızlı bir şekilde hareket edebilen devasa robotlara sahiptirler. Robotik teknolojisinin geldiği bu noktada insan gücünün önemi azalmaktadır. Robotun ismi Atlas olup, şaşırtmaktadır.

depresyondan kurtulma yolları

yildizrobotics
Belki de 10 yıldır depresyonda olan biri olarak cevabını aradığım sorunsaldır. Depresyonun ömür boyu süreceğine inanmazdım, geçici sanırdım ama değil işte. Sürüyor. İnsanlar anlayamaz belki beni (Özellikle bu üniversiteyi okuyanlar, zira genelde hayattan zevk alan tipler var, hayatta hiçbir zorluk görmemiş tipler çoğu) ama ölüm düşüncesinin beni ne kadar rahatlattığını bir ben bilirim. Savaşmak istiyorum ama artık yoruldum. Çok yoruldum. İntihar denen olgu benim gözümde pes etmekten başka bir şey değil, yoksa her an her yerde yapabilirim bunu. "Yapamazdı zaten" demelerini istemiyorum ama dünyayla alakam kesileceğinden bunun da bir önemi yok gibi. Artık yoruldum, bu beş para etmez dünyada varlığımın sürmesinden de utanç duyuyorum açıkçası. Zira gerçekten evrenin değeri toplamda atıyorum iyisiyle kötüsüyle 0 (Sıfır) ise dünya eksi bir değer katıyordur. Buradakiler hayattan keyif alan, zorluk nedir bilmeyen tipler de olsa dünya iyi bir yer değil. Polyannacılık yapamayacağım. Bu tüm alemler içerisinde yer alan küçük mü küçük 4. boyutun içinde sayısını bilmediğimiz kadar evrenden sadece bizim evrenimizdeki 2 trilyon galaksiden birinde olan 300 milyarlık sistemden sadece bir tanesinde olan o küçük soluk mavi noktanın (Dünya) değerli olduğuna inanmıyorum. İnanmayacağım da. Çok fazla kötülük var. Ve ben o kahrolası 8 milyar insandan biriyim. Nasıl bir egom olabilir? Ego, bir hastalıktır. Narsistlik ise bir deliliğin sembolüdür.

sevgi

yildizrobotics
Hayatın evrimsel olarak da, insanın psikolojik durumu açısından da, felsefenin ulaşacağı son nokta açısından da (Bence) tek amacıdır. Tek amaç sevgidir. Ne çok para kazanmak bir amaçtır, ne de dünya lideri veya nobel ödüllü bilim adamı olmak. Bunlar sadece arayışın ulaştığı sayılı noktalardandır. Arayış, evreni çözümlemek, kendi hırsını tatmin etmek, birilerine faydalı olmak ya da çok daha değişik idealler, amaçlar olabilir. Hiçbiri kalıcı değildir, öyle ki bırak kendi parasal tatminini, dünyayı, evren bile yok olacak ve insanoğlu çok da kalıcı değil. Yani bunların hiçbiri, hatta gezegen değiştirme çabası bile, bir noktadan sonra önemi olmayan şeyler. Düşünbilimin son noktasında inanıyorum ki hiçbir idealistlik insanın yok oluşunu önleyemez, düşünbilimin son noktasında ya nihilist olursun ya da asıl amacın aslında en basit olanı olduğunu anlarsın. Asıl amaç sevgidir, inanıyorum ki benim zihniyetimde biri beyninde dünyanın yükünü taşıyordur ve bunun sonu ya tamamen delirmektir ya da kendi kendini tamir etmektir ve düşüncelerini sağlam bir zemine dokunulmayacak şekilde kilitlemektir. Psikologların çoğunun, hatta belki de tamamının (Oranı binde bir olabilir, bu ülkede de o kişilere rastlanmaz. Dünyaca ünlü psikologlar belki beni yönlendirebilir) bana yardım edemeyeceği açık, zira zihnimde olan biteni kavrayabilecekleri kadar basit biri değilim. Ben tek ihtiyacımın sevgi olduğunu biliyorum ama bu kadar kezbanın ve düşük zekalı kızın arasında sevgimin yoğunluğunu anlayacak birini bulabilir miyim? Bence sevdiğim kız bana yanaşmadı, çünkü belki de mükemmelci olduğumu biliyordu. Önce kusurlu olduğumu kabul eden birini bulmalı ve kusurlarını kabul etmeliyim. Zira basit bir aşk değil, kalıcı bir aşk arıyorum ve bunu karşılayacak kız çok az. (Kusurlarıma anlayış gösteremez çoğu) Hele hele bu ülkede çok daha az. (İsteyen alınabilir)

Sevgi, tek amaç. Gün içerisinde "fark etmeden" uzanarak 5 saate kadar düşünmüşlüğü olan birinin vardığı nihai nokta budur. İsteyen kendini bir şey sanıyor der ama evet, sanırsam bu konuda dalga geçen de olsa felsefi birikimim yaşıma göre üst sınır noktada.

en aktif 3 yazara hediye

yildizrobotics
Gerçekten çok güzel bir uygulama. Lakin ben oradaki sarışın kızı istiyorum. Yerimde zıplayasım geliyor o kızı görünce. Ne güzel gülüyor, ne de güzel bakıyor. Çok güzel ya. Bir tane istiyorum.

Bu arada 31 Aralık'ta yarışma bitiyor. Bluetooth kulaklık candır. Çıkarılabilir olsaydı ben direkt sipariş verirdim mesela ama maalesef çıkarılabilir değil. (Sennheiser IE 80 için kullanacaktım, normalde özel aparat var ama Türkiye'ye gönderim yapan bulamadım)

Edit: Fena beyin karışıklığı, tarih düzeltildi.

mühendislik

yildizrobotics
Gelişmemiş bir ülke olduğumuz düşünüldüğünde ve uygulanan yanlış politikaların millet ve sanayi odağına zarar verdiği de göz önüne alınırsa "ülke şartlarında" ölen meslektir. Hepsine yakın zarar verir ama Haberleşme Mühendisliği belki bir nebze daha yaşar. (O da yabancı mühendislere bakar) Bunun dışında Harita, Metalurji ve Malzeme gibi mühendislikler çoktan öldü. Arkasından ağlayan da kalmadı. Elektronik Mühendisliği de öldü mesela, bu yüzden insanlar Haberleşme sektörüne kayıyor. (Ben sevmiyorum, bu yüzden okumamın anlamı kalmadı) Makine mühendisliği de çok büyük risk altında, zira en çok mezunun olduğu mühendislik bölümü. 100000+ makine mühendisi var, sadece bu ülkede. Kısacası belki bir iki alan hariç mühendislik "bu ülkede" öldü. İnşaat da öldü diyorlar. (Sektörün kendisi patlamak üzere zaten) Çalışanların durumu fena. Çok büyük bir devrim olmadıkça "uzun seneler" "bu ülkede" mühendislik için umut az.

Yurt dışına kapak atmaya bakın, ki bu herkesin harcı değildir. Yapabilene çok mutluluklar dilerim, zira hak etmiştir. Ayrıca mühendisliğin gerçek tadına varırsınız.

Edit: İnşaat Mühendisliğinde daha fazla mühendis varmış. 110000+
2

fas'ta iki iskandinav dağcı kadının öldürülmesi

yildizrobotics
Videosuna denk geldiğim olay. Kadının çırpınışları ve son nefesini o kadar kötü bir şekilde vermesi... İnsanlığın bittiği nokta. Ben bu dünyayı sevmiyorum, bu dünyaya ideal koşmayı hiçbir zaman akıllı işi olarak görmedim. İdealizm hamallıktır. Bu koca şişko yaşlı dünya da giderek sonunu hazırlıyor. Bencil olamayacağım, çok büyük hedefler koyamayacağım. İnsan dediğin hedefle yaşar ama dünyayı kurtaran adamı oynayacak kadar salak olmaktan çoktan kurtuldum. Hedeflerimi biliyorsunuz, basit şeyler. Bunun dışında bu dünyaya kazık çakacak da değilim. Basit hedeflerim gerçekleşse yeter. Siz de basit düşünün derim, tabii benim karışmam doğru değil, sadece bir tavsiye veriyorum. Dünya'da basit düşününce güzellik görebiliriz ama olaya derinlemesine baktığımızda çok acı dolu bir yer.

mühendis olmak

yildizrobotics
Mühendis olmak benim gibilerinin asla sahip olamayacağı bir vasıftır, çok da umurumda da değildir. Ne yazık ki bu dünyada belki de mühendis olacak son kişiydim. Her şey mühendislik seçmemle başladı, ergendim, bilemedim. O günden beri gün yüzü göremedim maalesef. Bu süreçte akıl hastanesine 6 defa yattım, toplamda 56 gün. İntihar girişimim oldu, 3 gün bilincim kapandı. Senelerce ilaç içtim, 300 kutudan fazla. Durmadan psikiyatristleri gezdik, psikologlarda cirit attık. Babamla görüşmüyorum, 5 yıldır ve zaman zaman görüşmek istiyorum. Bunların bir sebebi de mühendislikte başarısız olmamdı. Bırakmayı denedim, 2. sınıftan denedim, biliyordum mühendis olamayacağımı ama babam tehdit etti, her belgeyi yeniden çıkarttım. Şimdi babam da yok... Yazık oldu. Herkes mühendislikten anlamak zorunda değil arkadaşlar, bu yüzden birbirinizi küçümseyip, yüceltmeyin. Bu vasıf insanı değerli veya değersiz yapmamalı. Benim hayatıma mal oldu sadece, tüm hayatım işkence ile geçti sanki. Çok fazla, sayısız travma yaşadım, belki 2000'in üzerinde travma niteliğinde olay yaşadım, sürekli aşağılık kompleksi ile yaşadım, ben böyle biri değildim. Teşekkürler mühendislik.

günde 20 km bisiklet sürmek

yildizrobotics
Obez bünyelere iyi gelebilendir. Gelebilen derken kalp krizi geçirtecek kadar yağınız yoksa iyi gelir tabii ki. Temiz havada da yaparsanız en kral adam sizsiniz. Şaka maka her gün sürmüyorum ama başlayacağım. Bipolardan muaf olmama adına kilodan (Askerlik) muaf olacaktım, 2 yıl sürem daha da var ve ben en fazla 120 kiloya düşme kararı aldım. 1.82 m boyum var pek belli etmesem de. Yani yine kilodan muaf olacağım, yoksa bipolar etiketi kesin yapıştırılacak, bu sürede kaslı ve etkili bir yapı elde edeceğim. (Her türlü muafım da, gitmemek için en doğrusu kilo. Ayrıca orada ne serseri ve affedersiniz hayattaki tek başarısı kendini jiletlemek olan adamlar var, bunu da biliyorum ama rapor rapordur. Oradakilerin benden kötü olması bunu değiştirmez. Ki ben çok sıkıntı olmadığı sürece kavgayı bile hiç sevmem, bahtsız bir bipolar benimkisi, ki sanırsam bipolar da değilim, daha çok ağır depresif)

Böylece iki konuda da içimi döktükten sonra basit bir entry gireyim dedim.


yildizsozluk/foto

avengers 4 end game

yildizrobotics
Adından anlaşılacağı üzere Avengers serisinin son filmidir. Çok başarılı bir seri izlediğimi söyleyebilirim, Marvel'in ellerindeki imkanları sınırlarına kadar zorladığı ortada. Bilim kurgu sevmeyen biri için bile çok başarılı. Kendi alanında rakipsiz denebilir. Buna DC dünyasının son filmleri de dahil, dahil demek biraz haksızlık bile olabilir.

peygamberin okuma yazma bilmemesi

yildizrobotics
İlk ayetin oku olması durumu kötü düşünceye sevk etmektedir, komiktir. İslamcılar açıklama getirme konusunda bayağı ısrarlı olsa da ve aklı karıştıracak ve sonradan konuyu bağlayacak şekilde önermeler getirmiş de olsa (İslam'ı çökerten her ayete yapıldığı gibi) gerçek gerçektir. Peygamber İslam'ın ilk ayetini dahi yerine getirememiştir.

yazarların uyku süresi

yildizrobotics
Ortalama uyku süresini verebilirler. Bunu son zamanlardaki rutini hesaplayarak verebilirler.

Benim son 10 yıllık ortalama uyku sürem sanırsam 11 saati buldu. Bunu genelde herkese söylemem ama gerçekten fazla uyuyorum. İşsizim, yapabilecek pek de bir şeyim yok. Bu bağlamda uyumanın uyumamaktan daha yararlı olduğunu düşünüyorum. Hem sinirimi alıyor, düşünmemi bir şekilde engelliyor, hem de gün içinde daha az sıkılmamı sağlıyor. Aramızda 4-5 saat uyuyanlar da var, lakin uyku da bence yemek yemek gibi herkeste aynı olmayan bir şey. Ha benimki de belki uzun vadede 4 saat uyumak gibi zararlı olabilir, bilmiyorum, hayatımda yaptığım en doğru şey bu bence. Dünyayı kurtarmıyorum, hayatımda daha çok şey yapacağım diye dertlerim yok, ki zaten enerji ve heves dolu değilim, kendim için söylemiyorum ama hem belki az uyku da ömrü bir şekilde çok kısaltıyordur, hatta sanırsam bununla ilgili araştırmalar var. Kısacası uyumak hayatımda yaptığım en güzel şeylerden biri. Bazen en iyi sinema kurgularından daha iyi bir şekilde (Abartıyor muyum emin değilim) rüyalar görüyorum ve uyuduğum her bir saniyeye değiyor.

27.5 yıl diyebileceğimiz sürede ise 10 saate yakın süre uyuduğumu söyleyebilirim. Şu anda 100000 saatten fazla süredir uyudum, hedefim en kötü ihtimalde bile (Yaşadığım sürede) 250000 saat uyumak, hatta ölmeden bir saniye önce 300000 saat uyumuş olmak.

yazılım

yildizrobotics
Kendinden nefret ettirendir. Asla sevmeyeceğim.

Yazılımdan nefret ediyorum, zira hiç anlamıyorum. Hem de sanırsam gerçekten de hiç. Yazılım dersimiz vardı, maksimum çaba ve inanılmaz çapta bir süre ayırmakla DC ile geçtim. İnanır mısınız mucizevi bir şekilde geçtiğim derslerden bazılarıydı. Yani o kadar uygunlukta olasılık evrende sadece birkaç defa bir araya gelir ve benim geçmem sağlanır.

Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği okuyorum, 10. yılının sonunda bitiyor galiba. (Defalarca kez bırakmaya çalıştım bu arada, bilginiz olsun. Aile tehdidi)

Kısaltmalı iğrenç kelimeler, parantezler, virgüller, noktalı virgüller, tuhaf tuhaf anlamsız sayılar. İşte benim yazılımdan anladığım. Bu kadar zevksiz, bu kadar can sıkıcı bir şey daha olamaz ve bazı insanlar bunu seviyor.

Mühendislik yapamayacağım ortada zaten de, yazılımdan anlamak zorunda mıyım? Bu iğrenç olayla uğraşmak zorunda mıyım? Bu mide bulandırıcı tuhaf anlamsız yazı düzeniyle? Hayır değilim. Çağımızın hastalığı yazılımdır, bir nevi teknolojidir ve içinde bulunduğumuz çağın bu olmasından dolayı dışında kalanlar kendine bu dünyada çok bir yer edinemiyor. Müzik dışında yanlış çağda doğdum maalesef, orta çağda lale devri gibi zamanlarda doğmam gerekirdi, olamadı maalesef.

Edit: Bazı yabancı üniversitelerin temel testlerine ve daha ileri seviye yazılım sorularına baktım, sanırsam birkaç parça şey biliyorum. Durumu yine abartmayayım en iyisi.

yıldız sözlük izdivaç

yildizrobotics
Bu başlığı canlandırıyorum. Arkadaşlar 14 Şubat'a özel insanlar artık yeni bir yönteme geçiş yapmalı. Bugün sadece sevgililer günü olmamalı, aynı zamanda sevgili arayışı günü de olabilir. Bugün itinayla her sene geldiğinde herkes aradığı ideal sevgili özelliklerini belirtmeli ve kendini tanıtmalı. İnsanlar başka insanlara da sevgili bulma aracılığı yapabilirler. Çöpçatanlık diyelim, öbür türlüsü gibi fuhuş odaklı olaylardan bahsetmiyorum. Bugün geldiğinde insanlar eğer sevgilisi yoksa ve eğer istiyorlarsa birbirlerine ve kendilerine sevgili bulma girişiminde bugüne özel çok detaylı bir şekilde bulunmalılar.

Beni tanıyanlar ve benimle sevgili olmak isteyenler sözlüğe kayıtlı iseler bana mesaj atabilirler. Ben sevgili arıyorum, yakın zamanda girişimlere başlayacağım. Şimdilik aklımda olan kızlar yine EHM'den. Aşık olduğum kız benimle takılırsa rezil olacağı korkusu taşıyordu ve aslında sevmiyordu. Seven kız zaten susuyorsa o kızın iyi bir ilişkisi olma olasılığı zordur. Ha benim gibi birine yaklaşmak da cesaret ister maalesef, o yüzden kesin konuşmayayım. Kızlardan birinin boyu bana çok yakın. Sarışın - Kumral arası, yüzü güzel, vücudu da fena olmayan, lakin bacakları fazla belirgin şekilde çarpık olan biri. Bu kıza yürümek niyetlerimden birisi, lakin ne yazık ki tanışmadan yaklaşmak her zaman en zorudur. Diğeri de bana yakın ama biraz daha kısa. Bu kız tombul sayılır, şişman denemez, esmer ve yüzü bazı çizimlerde gördüğüm bir kıza benziyor. Çok güzel bir yüzü var. Bu kıza da yürümek istiyorum. Bu iki kıza sıra sıra yürümeyi düşünüyorum, ikisi de olmazsa bu sefer başka kızlara yürümeye başlayacağım. Ki ben hayatımda sadece 2 kıza yürümüş biriyim, düşünün 28 yaşımdayım. Sıra belirli değil, hangisi denk gelirse. Gerçekten aşık olduğum kıza çok zor açıldım, hatam direkt söylemem ve ben o zamanlar sevdiğim kızlarla konuşma konusunda çoook ciddi sorunlar yaşıyordum. Bu sefer böyle bir hata yapmayacağım. Aşık olduğum kızla zaten bir daha görüşme imkanım yok ama eminim ki onun sayesinde bu hataya bir daha düşmemeyi ve daha rahat olmayı öğrendim. Onun sayesinde cesaret etmeyi öğrendim. Şu anda sevgilisiyle çeşitli oyunlar oynuyor olabilir kendisi, umurumda bile değil. Artık sadece sohbet açarak olaya başlamayı deneyeceğim, ilgimi de belki çok az belli ederek. Yürümenin aslı budur.

Artık olana kadar bir sürü kıza teklif edeceğim, anlaşabileceğim kızlar bulana kadar da olayı flörtün ötesine taşımayacağım.

Bahsettiğim kızlardan esmer olanının yüzü, ifadesi, saçları şu çizimdekine çok benzer, sadece kız çok az daha toplu, direkt melek olanını bulamadım, bunu koyuyorum;


yildizsozluk/foto

yıldız sözlük hediye kulaklık incelemesi

yildizrobotics
Fiyatına göre Bluetooth kulaklık da olduğu düşünüldüğünde sesi iyi olandır. Lakin Sennheiser'ın üst seviye kulaklıklarıyla arasında şüphesiz belirgin bir fark var.

Sesi: Düz frekanslı, yani her frekansın eşit duyulduğu, çok enstrümanda algılamanın biraz zor olduğu ama sadece vokal falan varsa gayet de iyi olan bir kulaklık. Çok enstrümanda müzik dinlerken zorlananlar, sadece vokal dinleyerek dediğimi teyit edebilirler.

Teşekkürler Yıldız Sözlük! Valla biraz sevindim, yalan söyleyemem.

Bir de görsel;


yildizsozluk/foto

kafa karışıklığı

yildizrobotics
Uzun bir süredir bende olandır, ne yapacağımı bilemez haldeyim. 2 gündür sendrom seviyesine geldi, 3 milyon düşünce kombinasyon biçiminde zıtlıklar kafamda çatışıyordu. Sayılar abartı olabilir elbette, canımı yakacak duruma geldiğini anlatmak için söyledim, hem de fiziksel olarak.

Bu sabah bir sakinleştirici oldum. Hafif rüya hissi tamamen geçti, düşüncelerim berrak hale geldi ama algım halen tam kapasite. En son 12 yaşımdayken böyle hissetmiştim galiba. Acılar, travmalar, daha fazlası...

Şimdi normal durumda. Arada bir bu iğneyi olmayı talep edeceğim.

Bazen bazı şeyleri materyalist düşüncelerle açıklayamıyorum. Karmaya inanıyorum, İslam'da yakın anlamda göz ve nazar olarak geçer. Nazar kimilerine saçmalık olarak gelir ama benim hiçbir zaman inanmaktan vazgeçmediğimdir. İslam'da da yeri vardır, kimse kusura bakmasın. (Kalem Suresinde yeterli ayet de vardır) Kalemi kılıçtan keskin olma şerefine erişmiş biriyim. Bunu ukalalık olarak algılayan algılasın ama son belki de 1 yıldır ettiğim kelimelerin rakibi yenişinden başka bir durum karşıma çıkmadı. Yani laf yarıştırılamaz duruma geldim. Kılıç yarası öldürmezse iyileşir ama kalem yarası kalıcıdır. YTÜ'den de olmak üzere çok kişinin (Gerçekten çok) ruhuna derin ve belki de geçmeyecek darbeler vurdum. Ve bir o kadar da kişinin ahını aldım. Üzerimde olan gözün beni delirtme seviyesine geldiğini de düşünmedim değil. Yaptığım aşağılamalar, kendimle böbürlenmeler, değerlere hakaret ve çok daha fazlası. İnsanların psikolojisi darbe almaya alışık değilse çabuk yıkılır. İnternette belirli siteler bu yüzden kötüdür, kaç kişi intihar etti, kaçı haber oldu? Kuvvetle inanıyorum ki son 2 gündür aşırı kötü olmamın sebebi suyun kaynamış olmasıydı bence. Materyalistsen atak geçirdi diyebilirsin, haydi git bakalım.

İğrenç bir kibirim var ama artık aşmak zorundayım, Kur'an'da reddettiğim kısımlar olsa bile namaz kılmalıyım, bu sabah kalkıp camiye gitmeliyim. Başım secdeye değdiğinde anlık titremeliyim, o enerjinin bir kısmının yok oluşunu hissetmeliyim.

Kimse benim mantığımda olmak zorunda değil, bana fasık diyen de olabilir ama Kur'an bu dünyanın kitabı. Bu dünya ise iblis ile ilahın birbirine kıyamete kadar söz tuttuğu bir dünya, bu yüzden Kur'an-ı Kerim'in de iyi sözleri olduğu kadar akıl çelecek kötü sözleri de olduğunu kabul etmek gerekebilir.

Ben ilahiyat konusunda çok düşünen biriyim ve bu kadar düşünen birinin ruhunu temiz tutması için diğer insanlardan daha fazla ibadet etmesi gerekebilir. Ruhum acıyor, düşünceler gark ediyor. Peygamber için kuvvetle inandığım hadislerden biri de şudur, yüzünde gerektiği yerde sadece naif bir gülümseme olurmuş. Ne kahkaha atmış, ne de ağır sözler sarfedip öfke geçirmiş. Zihni bu kadar yükle dolan birinin böyle ahlaklı bir davranış sarfetmesi belki de onun kıdemini göstermiş olmasındandır. Kimi hadisler de sadece bir kere kibar bir şekilde sesli güldüğünü söylemiştir. Tüm dünyanın yükü ve o kadar zamanlık ömürde sadece bir gülüş.

Ölmek istemiyorum, saplantılı olmak da istemiyorum, önüme düşeni yapmam gerek, başarıya ulaşmaya saplantılı olmak yerine sadece çalışmayı deneyebilirim, böylece hem gerekeni yapmış olur, hem de hedefime adım adım ulaşmış olurum. Şimdilik tıbbı düşünmeye devam ediyorum. Mühendislikte barınmam zor, nedeni ise çok uzatmam ve başarısız ortalama. Mühendisliğin bazı sıkıntılarından biri de budur. Lakin evde oturarak da hayatı geçiremem. Kendime şu sözü verdim, son 3 ay içerisinde birine aşık olursam meslekte direteceğim, yoksa tıbbı deneyeceğim. Bu kadar, başka da düşünce yok.

Not: Kafa karışıklığı zor arkadaşlar, burayı da otobiyografim yaptım biraz ama şimdilik bu son. En azından kötü şeyler yazmıyorum ve siz de okurken belki bir iki bilgi ediniyorsunuzdur. Sözlüğün çok aktif olmadığı da düşünüldüğünde bir iki yazı yazmam iyi gelebilir.

Edit: Tıp konusu rafa kaldırılabilir, kitaplar da üniversiteye hazırlanan kardeşime ve arkadaşlarına verilebilir. Kafa karışıklığı tastamam, lakin illa ki bir meslek edinmem şart. İşim zor.

grado

yildizrobotics
Grado GS2000e almayı planlayan yazarın sevdiği markadır. En kötü ihtimalle Grado RS1e alacağım ama bilgisayarımdan fazla para vermek kimilerine garip gelebilir. Unutulmamalıdır ki hayatta en büyük aşkla yaşadığım şey Hi-Fi, özellikle mobil Hi-Fi. Amfi almayı düşünüyorum ama amfiyle dinlemeyi fazla sevmiyorum, bu yüzden empedansı çok kulaklıklar almıyorum artık. Kafa üstü sevsem de öyle. Hayatımda aynı anda en fazla bir amfi (O da lambalı olur) bulundururum bu yüzden. Uygun müzik çalarım var ama dolar her arttığında biraz daha işler zorlaşıyor. 8000 TL'den fazlaya geliyor şu anda ilk seçeneğim. Lakin artık gerçekten üst segment ilk kulaklığımı almalıyım, bu seviyeden sonrası biraz fetişe giriyor. (1000 dolar üstü kulaklıklar en üst seviyedir genelde, sistemi olmadıkça 6000 dolara kadar çıkar, 3000 dolar ile 6000 dolarlık aynı ses rengindeki iki kulaklığı ayırt etmek için profesyonel olmak gerekebilir) Bu yüzden bunu aldıktan sonra biraz duracağım. Birkaç sene kadar üst segment kulaklık almam.

lisanslı sporcu olmak

yildizrobotics
Sonunda başardığım hede hödö hüdü. Lisanslı sporcu olmak demek bir sporu diğer insanlardan belirgin bir şekilde daha iyi yaptığınızda elde ettiğiniz başarıdır.

Burada bazı fotoğraflar var, karşımdaki rakip dünya 110 kg dördüncüsü. Oldukça fazla referansı var. İki elimle dayanmaya çalıştım ama açıkçası çok zorlandım ve zaten sonunda da bıraktım. (İki elle çekerken bir elin kuvvetine en fazla %40 ekliyorsunuz, test ettim, zira vücut devreye fazla giremiyor)

Bazı fotoğraflar;


yildizsozluk/foto

yildizsozluk/foto

yildizsozluk/foto

İlk Türkiye maçıma birkaç ay sonra çıkarım muhtemelen ama çok bir şey beklemiyorum. Dünya liginde olanlar da gelecek zira. Sonuncu olmam muhtemelen ama ona çalışacağım diyelim, sonuncu olmamaya. Zira en fazla 15 eleman olacak. (Kendi ağırlığımda) Gelecek sene gelecek diğer turnuvada 110 kg veya daha az siklette olmayı planlıyorum. O zaman sanırsam bir şeyler yapacak konuma gelirim. Elimden geleni ardıma koymama zamanı.

Not: Biraz dindar bir kurum. Daha önceden tasavvuf konusunda sık sık buluşmalara katıldığım için yadırgamadım ama pek çok sporu da barındıracak şekilde gelişmiş bir kurum. Ayrıca bugün tanıdığım en zeki insanla karşılaştım. Din konusuna bambaşka gözle bakan ve yine aklımı çeken (Fark ettirmeden) bir insan oldu kendileri. Tabii kendisi genetik ve mikrobiyoloji/kimya üzerine çalışıyor. Oldukça farklı yerlerde çalışmışlığı var. Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu da, ülkesi için sivrilen bilim insanlarının/mühendislerin nasıl ölümle yüz yüze geldiğini de anlattı. Bu bir gerçek arkadaşlar. İsim veremem, zira direkt ismi ve yaptığı işler Google'da çıkıyor. Kurumda katkı sahibi bir abiydi, 1 saatin üzerinde konuştuk. Kendisi konuşmayı seviyor ve benim de anladığımı fark edince yardırdı.

vücut estetiği

yildizrobotics
Sadece kadınlara özgü olan değildir. Mesela benim bacaklarım oldukça estetik ama olay göbeğe gelince aman Allah. Rengi falan güzel gerçi, sağlıklı insan teni rengi (Yüzüm kırmızıdır mesela, başta şekerden) kıl da yok ama hacimli de ne kelime, bildiğin duba duba. 130 kiloya yakınım, tekrar biraz kilo aldım son ilacım nedeniyle ama kestiğim için tekrar kilo veriyorum. Askerlik sorun olmasa bari.

Kadın vücudu ise benim için tapınaktır. Ruhumun tapınağı. Hepsinin değil gerçi, özellikle manken vücutlularının. kalçadan bele, belden üst bölgeye kadar (95-63-90 vücut, 1.70+ m) olan vücutlarının eğer vücutlarının görüntüsü de lekesiz ve kusursuz vesaire ise işte o zaman ben ruhumun derinliklerinde yatan hoşnutsuzluğu bir anda yok ediyorum. Kendim çok da yakışıklı değilim ama güzel olmayan kızlara, yani çoğu kıza karşı bir şey hissedemiyorum. Hani ruh eşim de olsa olmuyor. İhtiyaçlarım dolayısı ile hep mükemmel hatunlar seçtim. 1 hafta, tam bir hafta sarhoş gibi gezdim. O yüzden güzel kız candır. Güzel kızlar, hayatın tadını çıkarın ama bu iğrenç erkek zihniyetine de kendinizi kurban etmeyin. Zaten 30-40 arasında üzülmeye başlayacaksınız, çoğunuz. Güzel kızlar hayatın amacıdır. Aslında gerçekten öyle. Kadınlar için de estetik erkekler candır. Bu yüzden kilo veriyorum. Hayatımın asıl amaçlarından biri kadınlarla beraber mutlu olmak. Belki de asıl amacı bu. Evrimsel olarak da erkek kadın ilişkileri çok önemli aslında, zira dünyanın dini açıdan bakmaz isek amacı bu. Zihin uyuşmayınca uzun süreli beraberlik olmuyor ama sapyoseksüel akıma karşıyım arkadaş. O yüzden bir orta yolu bulmalı gibi.

roger waters

yildizrobotics
Pink Floyd'un en ünlü solisti. Yakın zamanda Türkiye'ye konser vermek için gelmiştir. (Birkaç yıl oldu gerçi) Halen gidemediğime pişmanlık duyarım, zira direkt The Wall konseriydi. Muhtemelen bir daha böyle bir fırsatım olmayacak, adam yaşlandı en nihayetinde.

chester bennington

yildizrobotics
Sonu intihar olan sanatçı, hayatta doyuma ulaşan ve amacı kalmayan pek çok kişi gibi. Fakir tesellisi veya züğürt tesellisi derler ama pek çok şeyi başardıktan, paranın doyumuna vardıktan ve cinsel anlamda istediği her şeyi yapabilen insanlar en sonunda (Genelde) intihar ederler. İntihar eden aşırı fazla sanatçıdan sadece biridir. Chester için asıl sorunun Audioslave'in solistinin intiharı olduğu söylenir ama aslında olay bambaşkadır muhtemelen.

Ruhunu besleyemeyen insan yok olmaya mahkumdur. Yaşayarak da yok olabilir ama geneli intiharı tercih eder. Kuvvetle inanıyorum ki dinler insanoğlu için halen gerekli. Dinler bir dünyayı ayakta tutuyor, zira insanın beyni, hatta belki de varlığı tartışılsa da ruhu doymaya muhtaçtır. Bu bile dinlerin de evrildiği gerçeğini ortaya koyar. Çok tanrılı inançlardan daha keskin dinlere, daha sonradan tek tanrılı dinlere ve mükemmel sıfatlar taşıyan ilahlara ve en sonunda mantıksızlığının ispatlanması giderek zorlaşan (Tefsir ve açıklayan onca alim(!)le beraber) son din (Dünya çapında bu şekilde kabul edilir, en azından belirli coğrafyalarda) bize açık açık dinlerin de insan aklıyla beraber evrildiğini gösterir. Son zamanlarda deist-panteist ve agnostik veya apateist yaklaşımlar çoğalmıştır. Ateizm de yaygındır, bu konuda kanıtlanabilecek bir şey olmadığından (En azından şu anki teknolojiyle dini dışı görüşlerden tanrının varlığını ve yokluğunu kesin olarak gören felsefi görüşler de ayrıca yobazdır) agnostik görüşler oldukça bilge ve daha doğrudur. Apateizm ise nirvana inançtır zannımca ve evrenin sırrı keşfedilene kadar insan aklının varacağı son noktadır.

kolu yana doğru açarak ağırlık taşımak

yildizrobotics
5 kg ile lisede denemeler yapılırdı. Ben bu denemeleri artık damacanalar ile yapıyorum. (Gerçekten ama %45'i içilmiş halde, daha tam halde yapamadım. Bu halde 15 saniye tutmuşluğum var. Dambılla 18 kg ile 15 saniye tutuyorum bu arada, yoksa damacanayı tutması da zor, hacmi de büyük) Hedefim tam damacanayı 20 saniye tutmak. Nihai güç gibi bir şey olur herhalde benim için. Bir denemem oldu yine az önce, link şeklinde YouTube videosu atacağım şimdi. İsteyen bakar.

Peki sizin bu konuda başarınız nedir?

https://www.youtube.com/watch?v=CGEXff8ne2Y
1

bölümünden nefret etmek

yildizrobotics
Sanırsam bu konuda başı ben çekerim. Bilgisayar donanımı ve Hi-Fi konularına ilgili olduğum için Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği seçtim ama o da nesi? O iğrenç ezber denklemler, o iğrenç Haberleşme protokolleri, o iğrenç Mikrodalga formülleri. Daha neler neler. Valla direkt Elektronik Mühendisliği bir ülkede nasıl olmaz ya? Çok pişmanım çok. Haberleşme anabilim dalından da, Mikrodalga anabilim dalından da nefret ediyorum nefret. Bu dönem bu okul bitmeli, zira okula gittiğimde bir tür fobi nedeniyle midem bulanıyor. Ne okul görmek istiyorum, ne de ders. Tiksiniyorum işte. Elektronik anabilim dalı biraz ilgimi çekiyor, Devre - Sistemler anabilim dalı zaten tek aşkım. Bir bölüm bu kadar uç noktalarda derslere sahip olmamalı. İkisi ayrı ayrı bölüm bunların. Mekatronik gibi bir bölüm Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği, bir arada olmamalı. (Şahsi kanaatim) Gerçekten başım dönüyor, suratım asılıyor, midem bulanıyor bu okulda. Daha ikinci senede bırakmaya karar verdim ve hatta dilekçeleri teslim ettiğim bir ara oldu ama zorla geri çevirdiler. (Ailem) Yazık günah ya, üniversite okumak neye yaradı şimdi? Hiçbir şeye. Hayatımın en iğrenç dönemlerini üniversitede çektim ben. Okuyacak adam değilim abi ben. Ticari kafam da yok. Dil becerim var, biraz bilgisayar donanımı ve Hi-Fi konularından anlarım, müziğe ilgiliyim, sporu çok severim. (Obez de olsam. Belki sporla büyüsem çok farklı olurdu her şey) Kısacası lanet olsun bu okula da, beni intiharın eşiğine defalarca getiren, hatta girişimim nedeniyle 3 gün bilincimin kapanmasına neden olan bu bölüme de. Yazık. Okumasaydım gerçekten bir şekilde tutunmuş olurdum. Psikolojim de böyle olmazdı. Ben bunun bir hayrı olduğuna da inanmıyorum. Diplomayı yakmayacağım ama karyolanın altına koyacağım. Ben öyle 4 haneli maaşlar için ömrümü de harcamam. Zaten bana 35 yaşıma kadar 1000 Euro bile vermezler. Maaşla çalışmama da gerek yok zaten de (Primlerim sayılıyor) en azından elimde bir işim olurdu şu anda. Ne oldu? Hiç! Koca bir hiç! Yazık ya. Bu halde hem çalışsam bile para alamam, hem de şu ana kadar kaybettiğim çok sene var. Çok abi. 5 sene bile kısacık insan ömründe çok büyük bir süre. Bir yerden tutunmalıyım. Asalak gibi yaşayamam. Bir aşk bulmalıyım, öyle okuldaki kızlar gibi gözü yükseklerde olan, cool koca, kaslı koca, para para para diye tutturan, hayattaki tek vasfı diploması olan, başka da hiçbir işe yaramayan kızlardan değil abi. Gerekirse gariban olacak ama beni anlayacak. Okuldaki kızlar affedersiniz ama narsistler ve sadakat nedir bilmezler. Üzülüyorum ya, yazık değil mi okuyarak (Sözde) geçen senelere? Nefret ediyorum.

yazarların uğraştığı sporlar

yildizrobotics
Yazarların uğraştığı sporları gireceği başlıktır. Ben Powerlifting ile bir süre uğraştım. Profesyonel yarışmalara gireceğim seviyeye gelmek arzusundaydım ama fıtık başlangıcı çıktığında zorlamamaya kararı verdim. Fıtık başlangıçları 4 bölgede birer tane. Bilek güreşine yönelmeye devam. Belime çok güvenirdim, halen de güveniyorum ama anlaşılan belirli hareketleri yapmamam daha iyi. Ön kol kuvvetim de profesyonel kadar iyi ama rotasyon (Bilek bükme) hareketinde henüz zayıfım. Geliştirdiğim vakit yarışmalarda kendimi göstereceğime inanıyorum.

Peki ya sizin uğraştığınız ve kendinize güvendiğiniz sporlar neler?

yazarların beğendiği karşı cins tipler

yildizrobotics
Hoşa giden tiplerin paylaşılacağı başlıktır. Ben 1.70 m ve üstü, balık etli (Görece toplu), göğüs bölgesi iri ve esmer tenli (Çok kavruk olmasın) kızları severim. Bunun dışında kültürlü (Bilime ve felsefeye ilgili olsun. Güncel bilgilerden kendini mahrum bırakmasın, yeterli. Mümkünse ayda bir de kitap bitirsin ama bu şart değil) ve lafını esirgemeyen, mangal yürekli bir kız olması çok önemli. Bekaret biraz şart, sadakat çok şart. İstediklerim bunlar. Hayalim ve ütopyam budur. Olması biraz zor ama hayal kurmak güzel şey. Çok güzel olmasına gerek yok ama eli yüzü düzgün olsun.

yazarların mal varlıkları

yildizrobotics
Kendim için konuşacak olursam öyle çok bir şeyim yok. (Sıralayacağım ama esasında gerçekten çok bir şeyim yok) 2 evim var diyebiliriz. Birini yeni satın aldık, direkt benim. 1+1 ama çok şirin ve yeni binada. Kapalı havuzu, spor salonu ve hamamı vesaire var. Kafam esince gidiyorum. Tapu dahil 230000 TL. Çok pahalı bir şey değil ama sonuçta 1+1. Diğer ev ise kardeşimle bana ortak. Annem oturuyor genelde. Babadan miras kalınca (İlla ki bir şeyler kalacak) o diğer evin yarısının payını mirasımdan düşecek ve kardeşime vereceğim. Aylık 1000 Euro vakıf paralarım var ve zaman zaman yetmeyebiliyor. Diğer evden daha sonra kira alacağım. Kendim 1+1'de yaşarım. Babadan bir şeyler daha kalırsa düzgün bir araba alırım. Güvenli olsa yeter, 1.6 motorun üstü tercihim değil. 2.0 üstü arabayı bedava verseler kullanmam, satarım. Bir sürü Elektronik eşya var, kulaklıklar para ediyor ama diğerleri çok para etmez. Giysiler var, pahalı ya da değil, çok giysim var. Kaliteli işleme kitaplarım çok. Böyle. Diğer eşyalar vesaire. Yine de maaşlı da işe girmeliyim, alacağım para az da olsa. Babam sürekli olarak prim günlerimi saydıramaz, önemli bir kısmı sayılmış da olsa. Evlenmek gibi bir derdim olmadığından freelance de çalışabilirim. Bakalım.

Fotoğraflar (Evde birkaç eksik kaldı, taşınalı 1 ay oldu);

yildizsozluk/foto

yildizsozluk/foto
yildizsozluk/foto
yildizsozluk/foto

android studio

yildizrobotics
Android uygulama yapmak için bence direkt en iyi platform. Tam teşekküllü JAVA bilgisi gerektirdiğinden daha bugünlerde yeterince hakim olabildim. Unity ile birkaç basit oyun da yapabilirim, Unity olayına yeni girdim, daha Google Play'e oyun çıkartacak düzeyde değilim ama buralarda iyi paralar var. Yıldız Sözlük için bile oyunlar yapabilirim, biraz özgün bir fikir gerekli sadece.

Şimdiki asıl alanım robotik. O gördüğünüz oyuncak tarzı mobil platform (Veya görmüş olduğunuz) çok şeyin başlangıcı. Tekerleklerine uzaktan komut vermek bence Bluetooth üzerinden haberleşmesi sağlanan bir uygulamanın nasıl yapılacağını öğrenmek açısından çok ideal. Şimdi yeni uygulamada hız kontrolü de olacak. Bunları ayak gibi düşünebilirsiniz veya bacak. Diğer Arduino temelli robotlar için de bir temel, ki bu alanda bir şeyler yapacağım. Kendime istediğim bir mikro denetleyici aldıktan sonra daha iyi ve daha karmaşık uygulamalar yapmak için Arduino tarzı daha özel bir platform da oluşturabilirim. Bu da muhtemelen C++ temelli olur. Son olarak kıskaç ve yükselen alçalan platform takıldıktan sonra robot tamamlanacak. Maksat eşya toplamak. Bunu da yakın zamanda yaparım. Çoklu tasarım projesi için fakültenin ortak dersi, benim işim bitti bile. Uygulamayı güncelliyorum sadece.

Bunun dışında bu tarz bir robot yapıldığında Python ile kamera takılarak görüntü işleme de sağlanabilir, direkt ev takibi de sağlanabilir. Ev takibi için ayrı bir uygulama yapılabilir, bu uygulama evde kimse yokken olanları arka planda bildirim ile haber de verebilir. Daha düşüneceğim çok şey var. Sadece haberleşme olaylarına fazla girmek istemiyorum, çünkü sevmiyorum pek ama 4.5G ve Wi-Fi haberleşmelerini sağlayacak kodlara kısaca bir giriş yapacağa benziyorum. Sağlık olsun.