confessions

yildizrobotics

Yıldız Yazar  · 28 Kasım 2018 Çarşamba

  1. toplam giri 198
  2. takipçi 1
  3. puan 1694

sözlük yazarlarının kulaklıkları

yildizrobotics
Benzeri başlık vardı ama buradan devam edelim. Hediye kulaklığı bir ömür saklayacağım, duruyor yani.

Grado SR60e kardeşimde var ama bunlara ek olarak Grado SR325e almak isterim, Monster alırsam alamıyorum. Yoksa Grado SR60e'yi Sennheiser HD 518'i kardeşime vererek geri alacağım. Takas gibi. Masada ise Audio Technica R70X (İki yıl olacak), Pioneer MJ 591SE (3 yıllık), Yıldız Kulaklık, Sennheiser HD 518, bir tane JBL Bluetooth kulaklık ve bir de Hifiman Müzik çalarla birlikte RE400b var. Bunların dışında bir de telefonun yanında gelen ortalama kulaklık var. Başka da kulaklığım yok.


yildizsozluk/foto

peygamberin okuma yazma bilmemesi

yildizrobotics
İlk ayetin oku olması durumu kötü düşünceye sevk etmektedir, komiktir. İslamcılar açıklama getirme konusunda bayağı ısrarlı olsa da ve aklı karıştıracak ve sonradan konuyu bağlayacak şekilde önermeler getirmiş de olsa (İslam'ı çökerten her ayete yapıldığı gibi) gerçek gerçektir. Peygamber İslam'ın ilk ayetini dahi yerine getirememiştir.

monster notebook

yildizrobotics
Fena olmayan bir notebook markası. 7000 TL bütçem var ve GTX 1650 gibi bir ekran kartla da olsa bu parayı ABRA serisinden birine dökmeyi düşünüyorum. Yoksa GTX 1650'li kasa çok daha ucuza gelebilir. Derdim oyun değil, kaliteli monitör, 6 çekirdek i7, yüksek hızlı uygun miktarda bellekli SSD ve dahası. 7000 TL bu bağlamda yetiyor. Kasa toplasak aynı GPU gücünü rahatlıkla monitör dahil olmak şartıyla 4500 TL'ye getiririz ama oyundan ziyade genel performans önemli.

Şıktır da, o kadar sövdük ettik ama alacağım galiba;


yildizsozluk/foto

acımasız ve kötü biri olmak

yildizrobotics
Gençlik çağları heba olmuş biri olarak artık geri gelmeyecek olanın hırsının bendeki dışa vurumudur. Acımasız davranmaktan vazgeçmeyeceğim, hakkımı en ufak çiğneyene iblis tarafımı göstereceğim. Mevki ayırt etmeden. Bu benim sonum olacak. Tamamen kötü biri değilim ama kötüye kötüyüm. Hayatımın tamamında aşağılanmış biri olarak artık ölümden korkum yok, bu da beni tüm fiziksel saldırılardan çekinmeyen biri yapıyor, tabii beni de öyle biri kılıyor.

otobüs demirleriyle barfiks çekmek

yildizrobotics
Bir süredir ekseriyetle yapmıyor olmama rağmen o bir sürenin öncesinde arada sırada yaptığım eylemdi.

Milleti korkuttuğumu fark etmeyen ben muhtemelen en iyi ihtimalde "Delidir ne yapsa yeridir" tepkisi alıyordum ama farkında bile değildim, hiçbir şekilde. Sıkıntılı bir insan olmanın bazı belirgin yan etkileri. Etrafına verdiğin rahatsızlığı fark edememek. Son zamanlarda bunun farkındayım ve hiçbir şekilde böyle şeyler yapmıyor, insanlara karşı daha dikkatli davranmaya çalışıyorum. Bacak da çalışırdım.

Evet, ben bu konuda tek olabilirim. Başka manyak tipler de yapıyordu gerçi. Birkaç defa daha gördüm aslında. Neyse ki hayatımın hiçbir döneminde vicdansız biri olmadım da hatamı anladığım vakit durabilmeyi başardım, zaten etrafıma fazla zarar veren biri de olmadım. İşte az çok böyle rahatsız edici davranışlarım oluyordu. Bunlardan da kurtuluyorum ve kurtulacağım.

zeki olmak vs aptal olmak

yildizrobotics
Hangi tarafta olduğumu bilemediğim husus. Normal de diyemiyorum bazen kendime. Arafta özel bir yerdeyim. Yukarıda yapılan tanıma bakacak olursam mutlu değilim ama yorgun da sayılmam. Zevk ve sefaya yönelimim hep fazlaydı, kendi imkanlarımla tabii. Yorulmanın ne demek olduğunu uzun zamandır bilmiyorum, basit takıntılar dışında stresim de yok. Kafada saç var, rengi de ilk zamanlardaki gibi ama belki ruhen biraz daha yaşlı olabilirim, ondan da emin değilim. Bir süredir evrenin ve tüm alemlerin boyutunu tekrar hatırladım ve kendime çok fazla önem verdiğimi tekrar hatırladım, kendimi bir halt sandığımı. Bu yüzden ne çok hırslanarak, ne de kendimi riske atarak yaşamayı tercih ettim. Çok büyük hedeflerim, azim göstereceğim durumum yok ama kendimi de bir miktar garanti altına alarak yaşıyorum. Yuvarlanıp gidiyorum işte.

bilek güreşinin tarihi

yildizrobotics
Aslen tarihinden örnek vermekten ziyade yaşadığımı da anlatarak arada sunacağım bilgidir.

Arada rastgele konuştuğum bir spora yönelik kulübün Whatsapp grubuydu. (Sebepsiz çıkarttılar) Sporda çok iyi değilim, buna binaen sakatlıklar dolayısıyla ve bu Cuma, yani dün 6 yıldır görmediğim arkadaşım geldiği için 2 hafta gitmedim. Bahanedir muhtemelen ama neymiş çok katılım göstermiyormuşum bilmem ne. Sevmediler abi, zaten bir soğukluğu hep hissettim. Bazen kendimi dışlanmış hissettim hatta.

Adamları görsen cahil denebilecek adamlar, gençleri meslek lisesi mezunu, okumamış adamlar. Tamam kötü insanlar değiller ama bir vasıfları yok.

Spor Türkiye'de 20 yıldır organize, dünyada bile 60 yıldır organize ve sporun ilk oluşumu 70 yıl olmadı daha. Bilek güreşi. Teknikleriyle beraber ortaya çıkışı 70 yıl yok. Hiçbir olimpik değeri olmadığı gibi 70 yılın da öncesinde de yapanlar rastgele yapıyordu, böyle lisede olduğu gibi ve bu spor çok sevsem de diğer sporların yanında anlamsız ve açık ara değersiz bir spor. Güreş gibi tarihi bir değeri de yok, olimpik değeri de. Boş bir spor.

Açıkçası bıraktım. Oraya gitsem daha da kötü hissettirecekler. Temelli bıraktım bu yüzden.

ilaç kullanmayı azaltmak

yildizrobotics
Zorlu bir süreçtir. Hele ki buna ihtiyacınız varsa.

Şahsen ben bazı psikiyatrik ilaçlara tam randıman ihtiyaç duyduğumu düşünüyorum. Gereksiz sinirim, yanlış anlamalarım ve hayata karşı umursamaz tavrım bunlara ihtiyaç duyduruyor. Bunlar psikoterapi ve uzun uzun konuşma ile asla düzelmedi. Düzelmesi de zor, zira vücutla ve beyinle direkt alakalı olaylar çoğu zaman ona yönelik ek takviye ile kendini toparlar. Ben Lityumu yarı yarıya doktor kontrolünde olmadan azalttım. Sebebi böbreklerimi çok zorlaması idi, karaciğer zaten yeterince zorlu bir savaş veriyor, hem obeziteden hem de bu kimyasallardan. Ben de azalttım ve hakikaten daha rahat uyumaya başladım. Lakin sinirlerim yine gerilmeye başladı. Abizol denen bir ilacı zaten 1 haftadır alamıyorum, zira bacağımın sakatlanması sebebiyle psikiyatriste gidemedim. Bacağım şimdi ancak kısmen iyileşti ve Abizol'e de eksiksiz tekrardan başlayacağım. Abizol de sanırsam kafamda kurduğum olaylar adına çok iyi gelen bir ilaç. O da siniri etkiliyor. Yani ilaç benim durumumdakiler için önemli arkadaşlar. Mantıklı düşünebildiğim ve kararlarımda karşı tarafı hayatımın hiçbir döneminde çok zora sokmadığım için kendime asla deli demedim ama belli ki her normal olmayan deli olmak zorunda değil ve tedavinin aksamaması lazım. 2011'de ilk ilacımı aldım ve 2012 - 2013 gibi düzenli tedavime başladım. O zamanlar başlayan sakat davranışlarım (Efendi biri için sakat, azılı bir birey değilim) önce daha da arttı, ilaçlarla tekrar azaldı ve görünen o ki artık geri kalan hayatımda ilaçlarımı aksatmamam gerekiyor. 4 ilaç kullanıyorum, bazıları sonradan değiştirilebilir ama Lamictal beni hiç terk etmedi. Onu bırakamam zaten, Abizol ve Lithuril de tekrardan eski düzenine girecek. Böbrek için söyleyeceklerim şu ki, ilk adımda Lithuril azaltmak yerine su harici içecekleri kesmek daha mantıklı gözüküyor. Süt ve meyve suyu gibi içecekler için peynir yemek, meyveyi zorla da olsa yemek daha mantıklı gözüküyor. (Meyveyi sevmem ve yemekte de güçlük çekiyorum, olmadı mineral ve vitamin hapı alınır) Diğer içecekler zaten gereksiz, kimse kusura bakmasın.

Arkadaşlar Pazartesi sabahı, yani bu sabah askerlik muafiyetim için ilk ve belki de son adım belli olacak. İlaç geçmişim dolayısıyla bana tam muaf (Yani çürük) verebilirler. Sistemde ruh sinir geçmişim gözükmüyor, onu hallettik ama ilaç geçmişi yetecek galiba. Bu yüzden ilaç kullanırken eğer askere de gitmediyseniz iki defa düşünün. Kilodan çıkarsam ek yazı yazarım ama eğer ruhen muaf olursam hiç düşünmeden, geçen 10 yılın aksine hızla kilo vereceğim. 6 ayda bir 35 kg vermek niyetim var. Sonrasında da birkaç kg daha verip, forma girmekle uğraşacağım.

günde 20 km bisiklet sürmek

yildizrobotics
Obez bünyelere iyi gelebilendir. Gelebilen derken kalp krizi geçirtecek kadar yağınız yoksa iyi gelir tabii ki. Temiz havada da yaparsanız en kral adam sizsiniz. Şaka maka her gün sürmüyorum ama başlayacağım. Bipolardan muaf olmama adına kilodan (Askerlik) muaf olacaktım, 2 yıl sürem daha da var ve ben en fazla 120 kiloya düşme kararı aldım. 1.82 m boyum var pek belli etmesem de. Yani yine kilodan muaf olacağım, yoksa bipolar etiketi kesin yapıştırılacak, bu sürede kaslı ve etkili bir yapı elde edeceğim. (Her türlü muafım da, gitmemek için en doğrusu kilo. Ayrıca orada ne serseri ve affedersiniz hayattaki tek başarısı kendini jiletlemek olan adamlar var, bunu da biliyorum ama rapor rapordur. Oradakilerin benden kötü olması bunu değiştirmez. Ki ben çok sıkıntı olmadığı sürece kavgayı bile hiç sevmem, bahtsız bir bipolar benimkisi, ki sanırsam bipolar da değilim, daha çok ağır depresif)

Böylece iki konuda da içimi döktükten sonra basit bir entry gireyim dedim.


yildizsozluk/foto

yetenek

yildizrobotics
İnsanoğlu olarak somut işlerde kısıtlı yeteneklere sahibizdir ama toplu halde iken güzel sonuçlar verebilir. En önemli örneği de dans olsa gerek. Soyut yeteneklerde ise kapasitemiz daha yüksektir. Satranç, Matematik, Fizik, Finans, Yazılım gibi konularda insanlar çok daha şaşırtıcı yeteneklere sahip olabilirler.

tirrek tiplemesi

yildizrobotics
Bilek güreşi için gittiğim yer olan Güngören, yani Bağcılar tarafında bolca gördüğüm tip. Kendileri bulaşacak ve sataşacak kişi aramaktadır. Neyse ki ben bile orada sinirlerime hakim oluyor, sesimi çıkarmıyor veya direkt bakmıyorum. Çünkü tirrekler tehlikeli ve durmak bilmeyen insanlardır. Önlem alınmak zorundadır.
0 /