confessions

yildizrobotics

Yıldız Yazar  · 28 Kasım 2018 Çarşamba

  1. toplam giri 177
  2. takipçi 1
  3. puan 1342

yıldız sözlük izdivaç

yildizrobotics
Bu başlığı canlandırıyorum. Arkadaşlar 14 Şubat'a özel insanlar artık yeni bir yönteme geçiş yapmalı. Bugün sadece sevgililer günü olmamalı, aynı zamanda sevgili arayışı günü de olabilir. Bugün itinayla her sene geldiğinde herkes aradığı ideal sevgili özelliklerini belirtmeli ve kendini tanıtmalı. İnsanlar başka insanlara da sevgili bulma aracılığı yapabilirler. Çöpçatanlık diyelim, öbür türlüsü gibi fuhuş odaklı olaylardan bahsetmiyorum. Bugün geldiğinde insanlar eğer sevgilisi yoksa ve eğer istiyorlarsa birbirlerine ve kendilerine sevgili bulma girişiminde bugüne özel çok detaylı bir şekilde bulunmalılar.

Beni tanıyanlar ve benimle sevgili olmak isteyenler sözlüğe kayıtlı iseler bana mesaj atabilirler. Ben sevgili arıyorum, yakın zamanda girişimlere başlayacağım. Şimdilik aklımda olan kızlar yine EHM'den. Aşık olduğum kız benimle takılırsa rezil olacağı korkusu taşıyordu ve aslında sevmiyordu. Seven kız zaten susuyorsa o kızın iyi bir ilişkisi olma olasılığı zordur. Ha benim gibi birine yaklaşmak da cesaret ister maalesef, o yüzden kesin konuşmayayım. Kızlardan birinin boyu bana çok yakın. Sarışın - Kumral arası, yüzü güzel, vücudu da fena olmayan, lakin bacakları fazla belirgin şekilde çarpık olan biri. Bu kıza yürümek niyetlerimden birisi, lakin ne yazık ki tanışmadan yaklaşmak her zaman en zorudur. Diğeri de bana yakın ama biraz daha kısa. Bu kız tombul sayılır, şişman denemez, esmer ve yüzü bazı çizimlerde gördüğüm bir kıza benziyor. Çok güzel bir yüzü var. Bu kıza da yürümek istiyorum. Bu iki kıza sıra sıra yürümeyi düşünüyorum, ikisi de olmazsa bu sefer başka kızlara yürümeye başlayacağım. Ki ben hayatımda sadece 2 kıza yürümüş biriyim, düşünün 28 yaşımdayım. Sıra belirli değil, hangisi denk gelirse. Gerçekten aşık olduğum kıza çok zor açıldım, hatam direkt söylemem ve ben o zamanlar sevdiğim kızlarla konuşma konusunda çoook ciddi sorunlar yaşıyordum. Bu sefer böyle bir hata yapmayacağım. Aşık olduğum kızla zaten bir daha görüşme imkanım yok ama eminim ki onun sayesinde bu hataya bir daha düşmemeyi ve daha rahat olmayı öğrendim. Onun sayesinde cesaret etmeyi öğrendim. Şu anda sevgilisiyle çeşitli oyunlar oynuyor olabilir kendisi, umurumda bile değil. Artık sadece sohbet açarak olaya başlamayı deneyeceğim, ilgimi de belki çok az belli ederek. Yürümenin aslı budur.

Artık olana kadar bir sürü kıza teklif edeceğim, anlaşabileceğim kızlar bulana kadar da olayı flörtün ötesine taşımayacağım.

Bahsettiğim kızlardan esmer olanının yüzü, ifadesi, saçları şu çizimdekine çok benzer, sadece kız çok az daha toplu, direkt melek olanını bulamadım, bunu koyuyorum;


yildizsozluk/foto

yıldız sözlük

yildizrobotics
Aklıma böyle bir şey yapılabileceği taşıdıkları ilk gün gelmişti. (Ben yapmadım, hayır) Domain terk edildiği için üzerine biri eski formla konmuş, telif tarzı bir olay yapılabilir mi bilmiyorum ama yapılmıyorsa artık iki tane Yıldız Sözlük var. Biraz saçma maalesef, iki tane Ekşi Sözlük olması gibi.

cicibiciler

yildizrobotics
Bir oyuncak serisidir, gördüğüm kadarıyla olayı bu. Çeşitli oyuncak bebekler ve oyuncak ev eşyaları ile oyuncak evler vardır. Zamanlarının Barbie bebek kızları gibi. Ki insanlar erkeklerde farklı cinsel yönelime sebep verdiğini söylese de - bende oluşmadı - kuzenim sayesinde bütün Barbie dünyasını gördüm (Hemen hepsi) ve oynadım. Oldukça uzun süreler oynadığımı iddia edebilirim, sadece şehiri kurması bile uzun sürüyordu. Tabii ki KEN veya Paul oluyordum. Barbie veya Sindy olmadım şekerim. Kuzenimle evcilik de oynardık. Tabak çanaklardan çorba yerine itinayla su içerdik, sandalyeleri dizip oyuncak direksiyon ile minibüsçülük de oynardık. Evraklarla (Evdeki dokunulmaması gereken evraklar) iş insanı da olurduk. Çok özledim o günleri, keşke tekrar çocuk olsam. Sadece kuzenimle oynamadım bu arada ama bir kızla oyun oynadığında genelde bu futbol veya bisiklet sürüşü olmuyor, genelde atari falan da olmuyor. (Bu arada bisikletle sadece 12 yaşımdayken bile şehir içinde yapmadığımız neredeyse tek şey (Avrupa yakasındaydık) Asya yakasına vapurla gidip oradaki semtleri dolaşmaktı. Belki Silivri taraflarına da çok yaklaşmamışızdır. Evet, 12 yaşımızdaydık. O zamanlar İstanbul güvenli sayılırdı. En azından şu andakinden belki de 50 kat güvenliydi) Çocukluğum bu denli iyi geçti, lakin sonradan sorunlarla karşılaştım. Bunun sebepleri arasında lise 1 vaktinde asla anlaşamayacağım tiplerle (Doğulular gibi) yatılı okumam da vardı, sonrası da etkili oldu, lisenin tamamı yatılı idi. Lise 4 güzeldi ama sorunlarımın başlangıç noktası oldu. Daha belki ancak toparlanmışımdır. Dışlanmak kötüdür arkadaşlar, her bünye kaldıramaz, ben de YTÜ'de hemen hemen sadece dışlandım. Ha beni anlayabilecek insanlar yok muydu? Olgun olanlar anladı diyelim, lakin onlar da bazı şeylere cesaret edememiş olabilirler. Bunun dışında genel olarak YTÜ'lü gençlerin aklı önceden odaklanmış olmaları sebebiyle test ve soru çözmeye odaklıdır, sosyal anlamda pek çoğu vahim durumdadır, empati yapamazlar, otistik tavırlar takınabilirler. (Çok gezmekten ve halkın tabiriyle çok sosyal olmaktan bahsetmiyorum, ki bu tabirle çok sosyal insanlar gevşek olmaktan öteye gidemez, başka bir tabiri daha var. Çok sosyal olmak bana kalırsa bu sebepten yanlış ve karakterli bir insanın asla olmayacağı bir şey, kastım çok insanla muhatap olmak değil)

İçimi de döktükten sonra Cicili Bicili bir cicibici kızı koymazsam da olmaz, Barbie'ler kesinlikle çok daha iyi;


yildizsozluk/foto

cinsel filmler

yildizrobotics
Halkta bilinen adı daha farklı elbette. Bu tarz filmler artık kadınlar da dahil hemen herkes tarafından izleniyor. Bahsedilmesinin tabu olması bence doğru. Zira ahlaken tamamen yanlış olduğuna inandığım bir endüstrinin ürünlerinden bahsediyoruz.

Çok nadiren dizi izleyen (Demet Özdemir'in dizilerine bazen bakarım, diğer türlü diziler ruhuma iyi gelmez) ve tatlı olması sebebiyle genelde çizgi film izleyen biri olarak, ki filmleri de seçerek ve öncesinde ufak bir araştırma yaparak izlerim, cinsel filmlerde bir kereye mahsus ileri seviyeyi merak ettim. Asla yetişkin olmayan kişilerin videosunu izlemedim bu arada, asla bakmam da, benim baktığım sonu biyolojik yaşamın sonlanması ile bitenlerden biri oldu. DeepWeb denilen (Sanıldığı kadar büyük data yoktur ama her pislik gerçekten var) bir yerde rast geldim. Dayanamadım ve baktım. Hayatımda bu kadar berbat bir şey daha görmedim ve halen etkisindeyim. Efekt yoktu, illa ki bir noktada anlaşılır ve ben bir süre kendime gelemedim. Bazı yabancı forumlarda araştırma yaptım ve yabancı inci Sözlük diyebileceğimiz bir yerde şu yoruma denk geldim, bunların tek haneli yaşa sahip kişilerle olan versiyonunu nereden bulabilirim. Bu yorum halen aklımdan çıkmadı. Kendim asla belirli şeylere maruz kalmamaya çalıştığımdan bunun da yapılmış olacağı aklıma geldi ve o an bu kadar pisliğin içinde yaşamamak istedim. Bu yüzden cinsel film izlersem sadece standartlarını izlerim artık, ki genelde erotik tabir edilen şeyleri seyrediyorum. Kesinlikle daha etkili.

Cinsel filmler böyledir, bağımlı olduğunuzda hep daha fazlasını istersiniz. Halen kendimi medyanın çoğundan korurum, çabuk etkilenirim ve yeri geldiği vakit bir munakaşaya girmissem ve olay çirkinlesmisse yorumlarımda bu öğrendiklerimi kullanabilirim. Bu benim en kötü tarafım. Yapacak olduğumdan değil, başıma açılan işlerin tamamı hemen hemen yazdığım yorumlar ve mesajlar sebebiyle gelmistir. Bu sebeple artık büyük munakasalara rahatlıkla girilebilecek platformlara girmiyorum veya girmemeye çalışıyorum. En son üniversitemizin ölü sitesinde bu tarz şeyler yazdım ve oraya da girmemeye karar verdim. Ha ben çok mu normalim? Benim de ruhum bozuldu, herkes dışladı ama artık aynı hataları yapmak istemiyorum. Sanırsam toparlanmada büyük yol aldım. Sadece gıcık insanlarla muhatap olma korkum var. Bazen dışarı çıkmayasım gelebiliyor bu yüzden. Bazen de tembellik gark ediyor. Vesselam size tavsiyem medyadan kendinizi koruyun, kendinizi mutlu edecek seyler izleyin, sevimli olsun, ya da bilimsel. Sizin karakterinizi aşağı çekmesin. Bu bağlamda cinsel filmleri de izlemeyin. İmkanınız varsa sevdiklerinizle birlikte olun bol bol ya da pek tasvip etmesem de anlaşmalı da olabilir bu olay. Anlaşmaya para dahil olur olmaz orası sizin bileceğiniz iş. Kelimelerimi son derece düzgün seçtim, dilerim zararları anlaşılır, çok kötü olursanız erotik izleyebilirsiniz, bence en iyisi. Her zaman, daima.

7 yılda ekran kartları

yildizrobotics
7 yıl içerisinde ekran kartı teknolojisinin geldiği noktadır. Zamanlarının en iyi ekran kartları arasında 3 kat performans farkı mevcuttur. Olması gereken farka 25 demek mümkün. Elektronik Mühendisliğinin miadı doluyor, yerine ne geleceği konusunda şu anda elimiz fizikçilere ve kimyacılara tekrar bakıyor. Bildiğim tek şey Elektroniğin biteceği. Belki 20 yıl, belki 50 ve taş çatlasa 100 yıl sonra. Gelecek teknoloji muhtemelen Elektronikle alakalı olmayacak, zira Elektronik elektron üzerine temellidir, gelen teknoloji kuarklar üzerine temelli olacak. Tahminim bu yönde.

gta v

yildizrobotics
GTA oyunlarının halen son serisidir. 6 yıldır bir GTA VI gelemedi. 2021'de geleceği söylentiler arasında. Böylece bir seri arasında en çok fark da açılmış durumda. (GTA serisi içinde)

GTA V, Crysis 3 gibi 2013 yılının en sağlam grafikli oyunlarından oldu. 2019 yılına geldiğimizde daha sağlam grafikli oyunlar elde edildi ama aradaki fark 2007 - 2013 arasının belki de %20'si olmadı. Zira gerçek anlamda silisyum teknolojisi sınırlarına yaklaştı, buna binaen grafik teknolojisi de limitlerine yaklaştı. Yazılım ile donanım arasındaki bu muazzam benzer ilerleyiş (Orantıdan bahsetmiyorum, sınırlarına benzer şekilde yaklaşılması, yanı mesela yazılım da donanım kadar ilerlerdi ama yazılımın ucu daha çok açık olurdu. Öyle ki artık yeni bir grafik teknolojisine geçilecekse baştan aşağı yeni bir bilim çağı başlatılmalı ve kullanılan element zannımca silisyum olmamalı, en azından eleman transistör olmamalı)

GTA V güzel oyundur, pek çok defa bitirdim ve oynadım. Sadece Steam üzerinden çok oynamadım ama yakında Steam üzerinden de bitireceğim.

Arkadaşlar, sonunda GTA V Online'da şirketim oldu. Böylece hacker tabir edilen uyuz kişiliklere denk gelmediğiniz bir server'da olursanız belirli bölümleri rahatlıkla geçer, oyunda nirvanaya ulaşabilir, her türlü görevi tamamlarsınız.

İşte şirketim, günün birinde sizleri de şirketime beklerim, oyunu satın almanız yeterli olacaktır, korsansa olmaz.


yildizsozluk/foto

elektronik mühendisi

yildizrobotics
Bu başlıkta Elektronik mühendisi olmanın temel şartları tartışılacaktır. Elektronik mühendisi ne iş yapar için sizler de ayrı entryler girebilirsiniz.

Başa not: Yazıyı bir yerde daha yazdım, çok istenirse oradan kaldırırım ama sorun olacağını sanmıyorum, yazının sahibi benim.

Başa Edit: Yazdığım yerden silindi.

Bu yazı tüm sevenlerime ve seçtiği meslekte ne kadar doğru karar verdiğini bilmeyenlere gelsin. İlginiz ayrıdır, onu bilemem ama bir parça ilginiz varsa bile bitirin ve bu işi yapın. Ben de yapacağım, çok fazla sorunlu hayatıma rağmen işe gireceğim. Bir şekilde uzatma sürem için bahane bulurum. Bu yazı benden vaktiyle bir parça bile hoşlanmış olan tüm EHM'li kızlara gelsin. (Ki gerçekten bu tarz kızlar var, siz isterseniz imkansız deyin)

Elektronik mühendisi olmak için ne gibi vasıfların sahibi olunması gerektiğini bu başlıkta tartışıyoruz. Elektrik - Elektronik ve Elektronik - Haberleşme mühendisleri de bu başlığa tabii ki tabi. Zaten salt Elektronik mühendisleri pek kalmadı.

Teknisyen ile mühendis farkını gözeterek başlayalım.

1. Bir devrenin ne devresi olduğunu yüksek oranda algılama. Yani bir mikrodalga devresi görüyorsa kullanılan devre elemanlarından ve sistemlerden bunu anlamalı. Bir Haberleşme devresi görüyorsa (Wi-Fi alıcısı devresi gibi) bunu tanımalı, devreler çok benzese bile en azından entegrenin konuluş şeklinden ve markasından (Üzerinde yazar, daima) bunu anlamalı.

2. Programlama dillerinde kendi alanı için yeterli hakimiyet sağlama. C++ kullanılacaksa veya Python kullanılacaksa hangi devrelerde daha uygun çalışacağını anlama ve kuracağı devreye Assembly'de kodladıktan sonra o dili çalışma yöntemleri için entegre etme. (Bu son cümle günümüzde maksimum Elektronik mühendisliği olarak adlandırılabilir) Makine dili kullanmak çok çok zordur, o yüzden her zaman bunu katmıyorum. Zaten artık özel yöntemler var diye biliyorum, yıllar öncesi gibi ermiş kişiler şart değil.

3. Devrenin çizimini her türlü çizim programında yapabilme. Öyle ki yeni bir çizim programı piyasa sürüldüğünde ona geçişi en fazla 2-3 saat sürmeli. (Her özelliğini kavrayabilmesi)

Benim gördüklerim bu yönde. Lakin çoğu mühendis internetten çakma kodlar edinir, çakma devre şemaları edinir ve projelerinde bunları harmanlayarak kendince yeni bir şey ortaya çıkarır. Bu ülke şartlarında üsttür, çoğu mühendis ise aynen aktarma yapar. (Bunun için Elektronik mühendislerinin %80'i (Bu ülkede) maaş alıyor, zira ülkede bunu yapabilecek adam da çok yok)

Not: Lehim olayına pek girmedim. Teknik olarak bir mühendis devreden hat safhada anlasa bile lehim yapmada zorlanabilir. Elleri titrer, uğraşmamıştır, dikkatini iğne iplik gibi yetenek gerektiren şeylere veremiyordur, ki iğne iplik yeteneği bence lehim yeteneğine çok benziyor, bu sebeplerle yapamaz. Benim aklımda uygulamaya geçirmek istediğim bir proje var, bu proje ellerini koyarak (Maskelere) yönlendirme ve zamanlayıcı sahibi olma suretiyle bir lehim yönetme makinesi yapmak. Böylece devreden anlayan herkes lehim yapabilecek.

kalmak mı gitmek mi

yildizrobotics
Günümüz Türkiye kızları çok sevse bile sevgisini söylemez, karşıdan adım yoksa asla bunu yapmaz. Yine aynı gruptan kızlar pek çok erkekle ilişki yaşamış olabilir ama birini çok sevse, yine de karşıdan adım bekler. Bu da hemen her kızın öyle olma potansiyeli bile olsa kendisine kaşar muamelesi yapılmasından korktuklarını gösterir, bence aslında bu iyi bir şey. Bir yandan. Diğer yandan genelde birbirine gerçekten aşık olmayan insanlar evlenir. Bu evlilik mantık evliliği ise sürebilir ama mantık da yoksa genelde boşanma ya da aldatma ile sonuçlanır. Önümüzdeki yıllarda aşk nedir bilmeyen ve birbirini tanımadan evlenen çiftler artabilir, bu sebeple ilerleyen yıllarda çoğu çift evliliklerini çok sürdürmemeyi başaracaktır (Başarısızlık mı desek), boşanmalar korkunç hızla artacak. Bu yüzden nafaka yasalarına yeni düzenlemeler gelmek zorunda. Boşanmadan evliliğini yaşlanana kadar sürdüren çiftler sizce de ütopya olmayacak mı?

Ortaya Edit: Belki de evlenme olayı rafa kalkmaya başlayacak ve insanlar istedikleri kişilerle üreme randevuları alacaklar? Ondan sonra da istedikleri ile yatıp kalkmaya devam edecekler? Bu sayede tüp bebek olayı da daha da korkunç bir şekilde yaygınlaşabilir. Avrupa modernliğinde bu tarz şeyler konuşuluyor ama bu olay bence modernlik değil, genişlik ve gavatlık. Ha rahat olmaları başarılı bir toplum mu sağlıyor? Bilemem. Japonya lider ülkelerden (Neredeyse her alanda) ama bildiğim kadarıyla cinsellik yine de tabu. (Zaten bu yüzden sapıkça fantezileri var, hentai gibi, yine bizde daha pis şeyler var, hayvanlarla ilişki, damacana ile ilişki, konu mankeni ile ilişki ve ne yazık ki kan dondurucu şeylerin oranı bizde daha fazla olabilir)

Ben bir kızı çok sevdim, kız da biraz ilgilendi ama sevmedi. Peşinden koştum. Belki gerçekten mutlu olacaktık, bilemem. Lakin kız beni biliyordu, arkadaşları da beni sitelerden falan tanıyordu. Kız belki bir an istedi, sorunlarını aşarım dedi ama arkadaşlarının ne diyeceğine takılı kaldığından sevgisini çöpe attı. Belki de aklında şu soru yatıyordu; "Bu çocukla Instagram'a foto atsam herkes takipten çıkar mı, benimle alay ederler mi?" Neyse ki Instagram kullanmayan bir kız bulacağım, buna inanıyorum. Instagram kullanmayan kızlarda "genel olarak" bakire oranının çok daha yüksek olduğuna da inanmaktayım.

yalnız insanlar

yildizrobotics
Bu başlıkta iki tamamen zırva entry okudum. Yalnız insan yalnızlığı kendi seçebilir ama genelde güçlü olduğundan değil, sağlıksız bir zihni olduğundan bu durumu seçer. Bunlara asosyal denmeyebilir, sosyal fobili de denmeyebilir, belki "Sosyal olmak zor geliyor ve kaçışı tercih ediyor" denebilir, yine belki nadir de olsa sosyalliği sevmiyor da olabilir veya yalnızlık tercih sebebidir. Güçlü insan sadece yalnız insan değildir, bence asıl güçlü insan ilişkilerinde haddi bilen, mesafesini kişiye göre koruyan, bağları güçlü insandır. Güçlü olup yalnız olmak da mümkündür ama bu genelde ruhsal dayanıklılıktan öte değildir.

Ayrıca sosyal fobili ve/veya asosyal insanların zaman zaman kendini yerin dibine soktuğu görülür, lakin yalnız insanların belirli bir kısmı bu gibi kişilerdir.

ruhumuz 21 gram

yildizrobotics
Bunu diyenin beyni de 21 gram. Muhtemelen ölüm esnasında normalde olduğundan bir miktar daha fazla hava boşaltılıyor. Başka da bir açıklaması olamaz. Ruh dediğimiz şeyin bilinç ve buna binaen en en en fazla foton tarzı bir enerji olduğunu düşünüyorum, hatta eminim. Bu bağlamda 21 gram olayı saçmalıktan öte değildir. Bilmukabele hipotez bile değildir, bırak teoriyi.
1

özgecan göçeli 4 yıl oldu

yildizrobotics
Üzücü bir şekilde böyle olayları yaşayan insanlar hakkında fazla bir şey hissetmiyorum, hissedemiyorum. Olayın sorumluları hakkında ise bir şeyler hissediyorum, nefret değil, kendimi onların yerine koyuyorum. Yaşayacağım telaşı, korkuyu düşünüyorum. Hapiste ne yolla öldürüleceğimi düşünüyorum. Suçluların yerine her zaman kendimi koymuşumdur, böyle bir sorunum daha olabilir. Bu yüzden bir suçlunun cezasını halk veriyorsa o suçlu için biraz içim acır. Bunun sebebi insanların beni tamamen dışlaması, büyük ihtimalle bu. Bir şekilde çeşitli forumlarda insanlar öldürülmemi de istediğinden kendimin de suçlu sınıfında olduğumu sanıyor olabilirim. Bu sebeple asla silah bulundurmam veya edinmem, düşüncesi bile aklımdan çıkmıştır, kesici alet bile taşımam. Başıma ne gelecekse standart kavgalardan gelsin. Suçlu bile kendini suçlu hissetmez, ben ise hapse girmeden geçirdiğim her günü nimetten sayıyorum. Üstelik muhtemelen girmemi gerektirecek bir olay olmayacak, olsa bile en fazla 1-2 yıllık.

yazılım

yildizrobotics
Kendinden nefret ettirendir. Asla sevmeyeceğim.

Yazılımdan nefret ediyorum, zira hiç anlamıyorum. Hem de sanırsam gerçekten de hiç. Yazılım dersimiz vardı, maksimum çaba ve inanılmaz çapta bir süre ayırmakla DC ile geçtim. İnanır mısınız mucizevi bir şekilde geçtiğim derslerden bazılarıydı. Yani o kadar uygunlukta olasılık evrende sadece birkaç defa bir araya gelir ve benim geçmem sağlanır.

Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği okuyorum, 10. yılının sonunda bitiyor galiba. (Defalarca kez bırakmaya çalıştım bu arada, bilginiz olsun. Aile tehdidi)

Kısaltmalı iğrenç kelimeler, parantezler, virgüller, noktalı virgüller, tuhaf tuhaf anlamsız sayılar. İşte benim yazılımdan anladığım. Bu kadar zevksiz, bu kadar can sıkıcı bir şey daha olamaz ve bazı insanlar bunu seviyor.

Mühendislik yapamayacağım ortada zaten de, yazılımdan anlamak zorunda mıyım? Bu iğrenç olayla uğraşmak zorunda mıyım? Bu mide bulandırıcı tuhaf anlamsız yazı düzeniyle? Hayır değilim. Çağımızın hastalığı yazılımdır, bir nevi teknolojidir ve içinde bulunduğumuz çağın bu olmasından dolayı dışında kalanlar kendine bu dünyada çok bir yer edinemiyor. Müzik dışında yanlış çağda doğdum maalesef, orta çağda lale devri gibi zamanlarda doğmam gerekirdi, olamadı maalesef.

Edit: Bazı yabancı üniversitelerin temel testlerine ve daha ileri seviye yazılım sorularına baktım, sanırsam birkaç parça şey biliyorum. Durumu yine abartmayayım en iyisi.

yazarların uyku süresi

yildizrobotics
Ortalama uyku süresini verebilirler. Bunu son zamanlardaki rutini hesaplayarak verebilirler.

Benim son 10 yıllık ortalama uyku sürem sanırsam 11 saati buldu. Bunu genelde herkese söylemem ama gerçekten fazla uyuyorum. İşsizim, yapabilecek pek de bir şeyim yok. Bu bağlamda uyumanın uyumamaktan daha yararlı olduğunu düşünüyorum. Hem sinirimi alıyor, düşünmemi bir şekilde engelliyor, hem de gün içinde daha az sıkılmamı sağlıyor. Aramızda 4-5 saat uyuyanlar da var, lakin uyku da bence yemek yemek gibi herkeste aynı olmayan bir şey. Ha benimki de belki uzun vadede 4 saat uyumak gibi zararlı olabilir, bilmiyorum, hayatımda yaptığım en doğru şey bu bence. Dünyayı kurtarmıyorum, hayatımda daha çok şey yapacağım diye dertlerim yok, ki zaten enerji ve heves dolu değilim, kendim için söylemiyorum ama hem belki az uyku da ömrü bir şekilde çok kısaltıyordur, hatta sanırsam bununla ilgili araştırmalar var. Kısacası uyumak hayatımda yaptığım en güzel şeylerden biri. Bazen en iyi sinema kurgularından daha iyi bir şekilde (Abartıyor muyum emin değilim) rüyalar görüyorum ve uyuduğum her bir saniyeye değiyor.

27.5 yıl diyebileceğimiz sürede ise 10 saate yakın süre uyuduğumu söyleyebilirim. Şu anda 100000 saatten fazla süredir uyudum, hedefim en kötü ihtimalde bile (Yaşadığım sürede) 250000 saat uyumak, hatta ölmeden bir saniye önce 300000 saat uyumuş olmak.

1 milyon dolarlık burs

yildizrobotics
Kıskanç bir insan olarak kıskandırandır. Hayatımda 1 TL bile burs almadım, hatta 1 kuruş bile kredi dahi almadım. Hayatımda toplamda 0 TL borcum var denebilir ama öyle milyon dolarlarım da yok. En azından 1 milyon dolarım olmalı bence, zamanla göreceğiz.
0 /

Doğuştan Mühendis