confessions

yildizrobotics

Yıldız Yazar  · 28 Kasım 2018 Çarşamba

  1. toplam giri 100
  2. takipçi 1
  3. puan 795

cartoon network

yildizrobotics
En sevdiğim güncel çizgi film kanalı. Sürekli çizgi film seyrederim, daha doğrusu TV açıksa genelde ya bu kanal ya da TLC açık olur. Güncel çizgi filmlerin de paylaşılabileceği bu başlık hayırlı olsun.

kendini kalıplara sokmak

yildizrobotics
Kalıp derken mesleğini söylemek gibi konulardan bahsetmiyorum. Kendini sınırlamak, kendini kelimelerle ifade etmek. Ben mesela uzun zamandır kendime şunu deyip durdum; "Atipik hasta" Bakın belki bir zamanlar ciddi sıkıntılarım vardı, halen de bir şeyler var ama ben kendime hasta olarak bakamam, bakacaksam da ömür boyu bu sıkıntının külfetiyle yaşayacakmışım diye bakamam. Sürekli sıraladım durdum, sürekli olarak kendimi bu sıfatlara koydum. OKB, derealize, paranoyak vesaire. Paranoyak olduğum zamanlar oldu aslında ama var ya, ya geçti ya da artık umursamıyorum ve unutuyorum. Her ikisi de olumlu ama muhtemelen geçti. Derealize zaman zaman oluyor mu, yoksa fobiden atak mı, bilemiyorum. Galiba derealize de yok. Çok fazla hayal kuruyorum, işte bunu aşmalıyım. Halen kendimi kelimelerle "ben" konumuna sokuyorum ama ben kelimelerden ibaret değilim, sen değilsin, kimse değil. Okula karşı fobim var, aşamazsam bitmeyecek. Dilerim bu dönem biter. Biraz da sinirliyim ama onu da aşacağım. Aşmak zorundayım. Ha manyaklar vesaire her zaman olacak ama bir daha görmeyeceğim adamlara takılmak bana sadece zarar verir. Sürekli göreceğim ve bana zarar verecek adamları ise silerim, siz de silin. Hayatı anladığımda, Tanrı'yı bulmaya çalıştığımda delirmenin köşesinden dönmüş olabilirim, insan aklının sınırlarında bir tanrı olgusunu şekillendirmeye çalışmak ya delirmek demek ya da vasfın insan olmaktan çıktığı demek ama ben düşüncelerimi temellendirmeyi başardım, bir köşeye de bıraktım. Bir zamanlar hastaneye yatmış olmamı yadırgayacak çok insan var ama dar görüşlü insanlara ihtiyacım yok, kimse etrafında çok fazla kişi barındıramaz zaten ve doğrusu da az ama öz insanlardır. Bu az ve öz insanlar beni anlayabilecek insanlar olduğundan sorun olmayacaktır. Bu okulda da okula gelmeyi başardığı halde oldukça ahmak ve akıl noksanlığı çeken, düşüncesi sıradan çok kişi var. Onlara da aldırmayacağım artık. Hayır, ahmak insanların hayatımda işi olamaz. Ki burada da kalıplara soktum esasında, adam belki değişecek, bilemeyiz.

Sözün özü, siz şu bu o değilsiniz, siz sizsiniz. Kendinizi tanıyın.

deizm

yildizrobotics
Apateist tavırlı biri olarak aslen içinde bulunduğum inanç türüdür. Agnostik falan denemez bana. Üst güçlere inanıyorum ama bunların katman katman olduğunu düşünüyorum. Nihayetinde ise sınırsız güç sahibi olan tek bir yaratıcı var. Güçten kasıt her sıfat. Bu bağlamda inancım İslam ile oldukça çok kesişiyor. İslam'da bazı ret kabul ettiğim hususlar olmasa Müslümandım. Aslında bir miktar inancım halen var, itiraf edeyim de. Hocalar bana fasık dese de benim inancım tam olarak Kur'an bazlı değil, belirli parçalarını baz alıyorum diyelim. Kendine Müslüman diyelim ya da deist ve Müslüman kimlikleri arasında sıkışmış da olsa deizme daha yakın biri. (Kur'an'ın tahrif olduğunu düşünüyorum, açık açık konuşayım. Bu bazı kabullerim sıkıntı çıkarmasa bir parça Müslümanım, evet)

lisanslı sporcu olmak

yildizrobotics
Sonunda başardığım hede hödö hüdü. Lisanslı sporcu olmak demek bir sporu diğer insanlardan belirgin bir şekilde daha iyi yaptığınızda elde ettiğiniz başarıdır.

Burada bazı fotoğraflar var, karşımdaki rakip dünya 110 kg dördüncüsü. Oldukça fazla referansı var. İki elimle dayanmaya çalıştım ama açıkçası çok zorlandım ve zaten sonunda da bıraktım. (İki elle çekerken bir elin kuvvetine en fazla %40 ekliyorsunuz, test ettim, zira vücut devreye fazla giremiyor)

Bazı fotoğraflar;


yildizsozluk/foto

yildizsozluk/foto

yildizsozluk/foto

İlk Türkiye maçıma birkaç ay sonra çıkarım muhtemelen ama çok bir şey beklemiyorum. Dünya liginde olanlar da gelecek zira. Sonuncu olmam muhtemelen ama ona çalışacağım diyelim, sonuncu olmamaya. Zira en fazla 15 eleman olacak. (Kendi ağırlığımda) Gelecek sene gelecek diğer turnuvada 110 kg veya daha az siklette olmayı planlıyorum. O zaman sanırsam bir şeyler yapacak konuma gelirim. Elimden geleni ardıma koymama zamanı.

Not: Biraz dindar bir kurum. Daha önceden tasavvuf konusunda sık sık buluşmalara katıldığım için yadırgamadım ama pek çok sporu da barındıracak şekilde gelişmiş bir kurum. Ayrıca bugün tanıdığım en zeki insanla karşılaştım. Din konusuna bambaşka gözle bakan ve yine aklımı çeken (Fark ettirmeden) bir insan oldu kendileri. Tabii kendisi genetik ve mikrobiyoloji/kimya üzerine çalışıyor. Oldukça farklı yerlerde çalışmışlığı var. Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu da, ülkesi için sivrilen bilim insanlarının/mühendislerin nasıl ölümle yüz yüze geldiğini de anlattı. Bu bir gerçek arkadaşlar. İsim veremem, zira direkt ismi ve yaptığı işler Google'da çıkıyor. Kurumda katkı sahibi bir abiydi, 1 saatin üzerinde konuştuk. Kendisi konuşmayı seviyor ve benim de anladığımı fark edince yardırdı.

donanım haber forum

yildizrobotics
Sefil bir forumdur, artık donanım tanıtımı dışında her şey yapılmaktadır. Siyaset Haber diyenler de mevcuttur. Gerçekten Konu Dışı forumları tarihin en ezik forumu olarak anılabilir. O ezik forumda da en çok tanınan adam (Son 3 yılın, 6 yıldır aktifim oysa ki) benim maalesef. Bugün son üyeliğim de kapandı ve bir daha girmeme yemini ettim. 520'nin üzerinde üyelik eskittim. Numara bulmak benim için kolay, dilerim daha fazla girmemek için kendim irade gösterebilirim. Donanım Haber tek bir kişi nedeniyle (Ben) bütün üyelik sistemini değiştirmiş ve yabancı numaralarla kaydı yasaklamıştır. Bu halden de memnun gözüküyorlar, bu sebeple çoğu kişi kolay kolay sürekli giremiyor. (Yabancı numaralar internetten sahte olarak bedavaya elde ediliyor, Türkiye için çok nadiren bunu yapıyorlar)

Bunun dışında bağımlılık yapar ve psikolojiyi bozar. İlk 3 yıl sabır gösterdim, küfretmedim ama ondan sonraki yıllarda o kadar çok dürttüler ki ben de kayışı kopardım. Orada isterseniz kral olun, yine de sizi aşağı çekerler, kendi cehennemlerine. O yüzden girmeyin, çok yazma ihtiyacı hissediyorsanız düzgün siteler bulun. (Burası gibi) Düzgün insanlarla muhatap olun. Sevilmiyorsanız hatayı biraz da kendinizde arayın ve kendinizi düzeltmeye çalışın. O tarz sitelere girerek kendinizi bozarsınız, başka bir şey elde etmezsiniz. Bu yüzden girmeyin, tavsiye etmem. Ben girmeyi bıraktım. Diplomayı alsam bile girmeyeceğim, ki bu konuda kendime sözüm vardı, son defa gireceğim diye, hayır, bitti.

apateizm

yildizrobotics
Aslında tüm dinsiz inançlar içerisinde en tutarlı olanıdır, din bazlı inançları dahil etmiyorum, dine inananlar için dinsiz herhangi bir seçenek doğru gözükmez iken zaten dinsizler için dinler tutar sahibi değildir.

Apateizm, en kibar tanımıyla "Tanrı vardır yoktur beni ilgilendirmez gardaş, ben yaşamıma bakarım" olayıdır. İşte tam da bu sebepten en tutarlısıdır. Bilimin cevap veremediği bir soru üzerine küstahça bir fikir sahibi olmayı reddetmekle kalmayıp, onu hayatına sokmamıştır bile. Ayrıca dini görüşü yoktur, tanrıdan anladığı deistik bir yaklaşımdır. Onun için olay bundan ibarettir.

Kur'an-ı Kerim o kadar uzun bir kitap değil, sade bir meali 3 saatte biter. Ha olayı tarihiyle ve tefsirleriyle ayrı ayrı inceleyeceksen elbette uzun sürer ama benim gözümde (Ve pek çok dinsiz insanın) bırak evrenin anahtarı olmayı, bazı bilimsel konulara bile yanıt olamamıştır. İçeriğinde toplamda 80000 kelime bile olmadığı kesin olan Kur'an, nasıl alemlere anahtar olabilir? Yok şu harfi şuna geldi, yok şu sayıyla mucize var, yok anlayamadığımız çok fazla mistik özelliği var, geçiniz bunları. Sana orada bas bas cihatta kafa kes, hırsızın elini kes, 4 kadına kadar nikahlama şartı var, kadının şahitliği erkeğin yarısıdır (Doğru aslında ama neye göre yarısı?), kemiğe et giydirdik (Cenin olayı, tamamen hatalı) gibi hiçbir gerçeklik payı bulunmayan bilimsel ayetler, evrenin 6 günde yaratılmasına "Evre o evre" diye bas bas bağırıp da, neye göre evre olduğuna hiçbir açıklama getirilmemiş olan ayetler, affedersiniz 950 yıl yaşayan adam, yılana dönüşen asa, gemiye her hayvandan bir çift toplanması, bakire anne tarzı ayetler sunuyor, sen de inanıyorsun. Genelde okuyan çoğu kişi aklı başındaysa bunlara inanmaz ve bu tarz şeylere kulp bulmaya çalışmaz. Hani sınav falan diyorsunuz ya, aklıyla bunlara inanacak adam kazanacaksa desenize aklı olmayanlar kazanıyor. Kusura bakmayın, İslam gerçek değil. Maalesef ki ben bile zaman zaman inanacak gibi oluyorum ama hayır, muhtemelen kendimi bir daha gerçekten koparmayacağım. Bu iş hayatında ve başka konularda sorun olabilir ama maalesef ki münafık rolüne bürünmekten başka çıkış sunmuyor. Bilmeyen inanır, bilen kolay kolay inanmaz.

zeki olmak

yildizrobotics
Sadece bir şeyleri daha hızlı öğrenebilme veya bir alanda daha ileri olma vasfı değildir. Kendini doğru tanıma ve diğer insanlara göre hangi özelliklerinin en doğru şekilde nerede olduğunu bilme de zekadır. İçsel zeka denir buna ve bence çok önemli bir zeka, hatta en önemlisi. Ne akademik zeka ne de başkası. Birincisi bu, ikincisi ise sosyal zeka. İkisi düzgün bir empati ve iletişim yeteneği sağlar. Kendimden örnek vereyim (Her zamanki gibi) benim genetik karışık. Baba zeki ama üst derecede saf hasta, anne o kadar zeki değil ama her şeyden tecrübe çıkaran, yalnız çok iyi niyetli. İkisi karışınca ve hasta baba da bir yerden sonra menfaatlerini karşılayamadığını görünce ve tekmeleyince ortaya benim psikolojim çıkıyor. (Diğer çevresel etkenler de malum, bir de gezegenin evrendeki anlık konumunun etkilediğini düşünüyorum ama bu kimileri için biraz delilik. 100 yıl sonra görüşelim. Yani görüşebilirsek, pek sanmam) Düşünün o adamla 22 yıldan fazla süre kaldım. (Özellikle çocukluk önemli) Psikoterapi ve psikiyatri görüşmeleri işte bu yüzden önemli. İster istemez kendini de tanıyorsun ve kendini en doğru şekilde tanıyınca aslında nereden başlayacağını da biliyorsun. Annenin iyi tarafı olmasa ve benim aslında bazı konularda ciddi iradelerim olmasa bugün ya sicilim kabarıktı (Ki tertemiz şu anda) ya da burada değildim. Kendimi tanıdım, ki bu konuda kendimi asla küçümseyemem ve mütevazı da olmam, bu sayede de doğru adımları atmaya başladım. Bazı forumlara bağlanmaktansa doğru sakin sitelere sakin sakin girmek çok daha önemli. (Mesela burası ve birkaç diğer forum) O donanım forumuna bir daha girmeyeceğim, son üyeliğim de kapandı. Bu benim zihnimi gerçekten kemiriyor ve kurtulmak için bunu yapmam şart. Kilo vermem gerektiğini biliyorum ve irade de göstereceğim. En önemlisi Elektronik Mühendisliği üzerine titremem şart, bu benim gerçekten aşkım ve bunu yaparsam ben mutlu olurum. Belki mütevazı bir eş de bulursam çok iyi olur. İşte böyle.

sözlük yazarlarından oyun tavsiyeleri

yildizrobotics
Çeşitli oyunların tavsiye edileceği başlıktır. Lütfen sadece Steam veya Origin (PS Store vesaire) odaklı olmayalım. Zira benim Steam hesabım olsa da para yüklemiyorum, sadece duruyor. Google Play odaklı zeka oyunları olabilir, daha kaliteli oyunlar da olabilir. Google Play önemli, zira ben de dahil çoğu kişi artık bilgisayarı daha az kullanıyor. Zeka oyunu odaklı olursa çok sevinirim, çok iyi yapacağımdan değil, sadece nedense çok seviyorum. Oyun sitelerinde basit ama etkili oyunlar da önerilebilir.

Benim Google Play tavsiyem; The Impossible Game. Bir de Max Payne satın aldım ama daha başlamadım, o tarz hikayeli oyunların neredeyse hiçbiri ilgimi çekmiyor, herkes her şeyi sevecek diye bir kaide yok. O yüzden genelde bilgisayarda oyun oynamıyorum. Steam ve Origin tarzı platformlarda tavsiyem yok, çok haşır neşir değilim zira. Arada GTA V oynarım. PS Store ve XBOX'a özel Store'lar için de tavsiyem yok, zira ikisi de bende yok.

Bunun dışında oyun sitelerinden Ateş ve Su serisini zamanında çok oynardım ve tabii ki defalarca kez bitirdim.

Klasmanlar şöyle;

1. Telefon oyunları
2. Bilgisayar ve Konsol oyunları
3. İnternet bazlı oyunlar.

1 ve 3 benim için iyi, bilgisayarda oyun oynamıyorum da pek. 19 yaşımda ilk bilgisayarımı aldığımdan beri belki 300 saat ancak oynamışımdır. İtiraf edeyim, GTA V bile 30 saat sadece.

rüya

yildizrobotics
Son birkaç yıldır gerçeğe çok yakın görmeye başladığımdır. Bu yüzden nadir de olsa gerçekle karıştırdığım oluyor hatta. Aradaki ayrımı karıştıracak kadar gerçeğe yakın görmek zor bir şey. Ancak zamanlama metoduyla (Şu saatte yattım, kalktığımda böyle olayları gördüm ve bu aradaki olaylar rüya gibi) aşılıyor. İlaçların da yan etkileri olabilir, emin değilim ama muhtemelen öyle. (Lamictal, Lityum ve Abizol kullanıyorum. Lustral de kesiliyor. Leponex başlamayacağım, not düşeyim dedim) İlaçlar maalesef 1 düzgün etki gösteriyorsa ortalamada 2-3 arası da yan etki gösteriyor.

Beynin aktivitesi ise rüya esnasında kesinlikle artıyor. Ben bazen saatlerce rüya görmüşüm gibi hissediyorum ama o an kısa sürüyor, bu da bir gerçek. Uyku esnasının tamamında ise artması insan fizyolojisine ters.

yalnızlık

yildizrobotics
Gerçekten kıymetinin bilinmesi gereken durumdur. Ha kimileri için fazla yalnızlık da iyi olmayabilir (Ben iyiyim denebilir gerçi) ama insanın kendine vakit ayırması da önemli. İdealistlik falan bilmiyorum, bana göre değil. Çok bencil de değilim, çok her şeyini kaybetmiş de ama yok, "Dünyayı kurtaran adam" olmayı arzulayacak kadar salak değilim. (Bir sistemin olduğu her şeyden daha açık ve tekil kişinin her şeyi yoluna koyabileceği inancı saflıktan başka bir şey değildir) Düzgün bir firmada yararlı işler yapsam ama bu işler daha çok standart Mikro Elektronik üzerine olsa ben daha ötesini istemem açıkçası. İtiraf edeyim, parayı seviyorum ama param çok olsa benim harcayacak çok bir alanım olmadığından bir anlam ifade etmez. Lüks araba ihtiyacım yok, büyük ev ihtiyacım yok, yok da yok. E kulaklık dediğin de en iyisi bile olsa çoğu zaman araba fiyatında bile değil. Net bir skala verirsem 2500 dolar aylık para bana bir ömür yeter. (Pek çok konuda rahatım gerçi, ev konusu vesaire) Buraya neden geldim? Zira para da bir yerden sonra mutlu etmiyor, arkadaşlıklar da, ün de, şan da. Bakın dünya çok iyi bir yer değil, olmayacak da. Bu bağlamda kendinizi sevin, çok değil belki ama biraz biraz kıymet de verin. Kitabınızı okuyun, filminizi seyredin, müziğinizi dinleyin. Gerçekten tutulur bir aşk bulduysanız onu yaşayın. Seveceğiniz şeyler yapın, yalnız olduğunuzda bunu kötü bir şey gibi görmeyin. Sevin kardeşim yalnızlığı. Bazı şeyler kıymetlidir. Yalnız kalabilecek kadar rahatınız varsa bu çok önemlidir. Kalabalık bir günden sonra yalnız bir akşam ve yeterince bol saatler sizi mutlu eder. Fazlası da zarar tabii, yalan söylemeyeyim ama yalnızlık güzeldir.

ahmak 2000 nesli

yildizrobotics
Ergenliklerini diğer nesillerden çok daha beter bir şekilde yaşayan, genel olarak çok da zeki olmayan bir nesil, teknolojiye daha yatkındırlar ama yatkın oldukları belki de tek şey budur. Ahlak seviyesi yerlerdedir, dayaklıktırlar. Bu dahil tüm genellemeler kısmen doğrudur. Okulda sınavı kötü geçti diye ağlayan bir kız var, bunu sordum özellikle ve garip karşılayınca resmen ayar oldular. Senin derdini... Affedersiniz de rezil bir nesildir. 98 - 99 senelerinde doğanlar da bu neslin yapısını taşırlar. Okuldan atılmadan okulu bitirmeliyim. Yoksa elimde kalacaklar. Arkamdan seri katile benziyor diyen düşük zekalıların da olduğu bir güruh, ki alakam yoktur. En ufak hayvanı bile öldürmüşlüğüm yok benim. Tipim de o kadar kötü değil ayrıca. Daha ne beter tipliler var. Son olarak; sadece sınav kağıdına formül ve sayı doldurmakla zeki olmuyorsunuz, hatırlatayım.

nazar

yildizrobotics
Gerçek olandır. İslam'da geçip de kabul ettiğim çok şey var, nazar bunlardan biri. Diğerleri de paranormal varlıklar ve fal/büyü konuları. Buna rağmen dini inancım yok, evet.

Nazar, karşı tarafların etkisiyle bir çeşit kötü enerjinin karşı tarafa tesir etmesidir. Kişiyi hastalandırabilir, hatta öldürebilir. Depresif bir hale sokabilir, iç enerjisini emebilir, mutsuzluk verebilir. Elbette bunların gerçekleşmesi için nazar değmesi gerekmez. Bunun çözümü zamandır ve inançlı birinin çeşitli dualara sürekli olarak belki de aylarca başvurmasıdır. Hacı hoca konularıyla çözülecek şey değildir. İslam dininde başvurulacak tek kaynak Kur'an ve Rab olmaktadır.

Kalem Suresi 51. ayet ise nazarın ne kadar güçlü olabileceğini İslam'a inananlar için öğüt niteliğinde hatırlatmaktadır.

din ve amaç olgusu

yildizrobotics
Deist-Panteist arası bir yapıda olan biri olarak dinlere inanan insanların hayata genel olarak daha bağlı ve amaçları olan insanlar olduğunu gözlemledim. Eğer çok idealist değilseniz, insanlar genelde kendini düşündüğünden dini bir inanç olmayınca açıkçası amaç olmuyor. Benim için durum bu ve bu durumda olan sadece ben değilim. Din size kötü ya da iyi fark etmeksizin bir devam seçeneği sunuyor, mükafat sunuyor ve çok kötü değilse şayet insan genelde iyi bir ödül alacağına inanıyor, bu da onu motive ediyor.

İslam'dan çok uzak biri değilim, sadece bazı ayetler (Sadece Kur'an bazlı bir İslam kabulüm var) beni inanmaktan çok uzak tutuyor. Kabul edemiyorum. Bu kesinlikle bir ego değil, asla alakası yok ve bir kişinin (Kim olursa olsun) ilahi bir mesaj aldığına inanmam benim açımdan çok zor (Ufak bir evrende, önemsiz bir galakside ve onun da içindeki önemsiz bir gezegende, kendisi tüm alemlerin elçisi seçiliyor. Ne kadar mantıklı?) ve tabii sadece bu da değil. Çok büyük konuşmayayım ama %95 ihtimalle bir dine geri dönmeyeceğim ve bir amaç arayışındayım. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Boşluğa sürükleniyorum ve geri gelmek, mutlu olmak istiyorum. Bilgimden şüphem yok, sadece amaçsızlık beni hayattan uzak tutuyor, bir şeyleri yaparken normal bir insanın 10 katı efor sarf ediyorum. (Mental olarak) Artık çıkış arıyorum. Bu bir iç döküştü, yardım beklemiyorum.

bilek güreşi

yildizrobotics
Uzun bir aranın ardından profesyonel bir kulübe girdiğimi beyan ederim. Beğendiler ama profesyonel bir ağır siklet için yeterli olmadığımı da rahatlıkla söyleyebilirim. Oranın en az spor yapanı 10 yıldır bilek güreşi yapıyor. Amatör olduğumu anladım ve tabii tembel biri olarak çalışmam gerektiğini de. 110 kilogramda bu yaza kadar kilo vererek şansımı deneyeceğim. Bu kulüpte kalmak istiyorum, lisans alırsam harika olur, o yüzden antrenmanlarımı eksik etmeyeceğim. Elimden geleni yapacağım.
0 /