confessions

sigma

Yıldız Yazar  · 26 Haziran 2017 Pazartesi

  1. toplam giri 1286
  2. takipçi 10
  3. puan 14810

karalamalar

sigma
•••
-Nerelisin sen? Arkadaşın Fransız ama senin fransız aksanın yok. Avrupalı olmalısın. İtalyan mı? Veya Kuzey Avrupalı?
•Parlo poco italiano. Hayır italyan değilim, Türküm.
-Türk arkadaşlarım var ama sen benzemiyorsun pek Türklere.
•Türkiye de doğdum büyüdüm ama genetik olarak iki taraftan da melezim. Biraz kafkaslardan biraz da Rusya dan.
-Anladım. Ben de Belçikalıyım. Daha önce Belçika'ya gitmiş miydin?
•Hayır. Hatırladığım kadarıyla sizin oraların çikolatası meşhurdu. Bu arada daha kulübün dışındasın ama şimdiden sarhoş gibisin.
-Bünyem dayanıklı değil alkole, sadece bir 50 lik bira attık arkadaşla buradan önceki mekanda. O benden fazla içti ama hala ayık durumda.
•Evet, görünüyor.
- Ne yapmayı düşünüyorsun içeri girince?
•Şu gördüğün grupla cadılar bayramı kaosundan çıktık, kulübe gidelim diye tutturdular. Şimdiden feci sarhoş durumdalar. Kulüp ortamından hazzetmeyen biri olarak bu gece bunların takibindeyim. Kısacası, bir köşeye çekilip izleyeceğim ve tek parça halinde kaldıklarından emin olacağım.
- Bize katılabilirsiniz.
•Dediğim gibi, bu gece sadece izleyiciyim. Nereye giderlerse oraya. Cehennem de dahil, ama ben başı çekmem.
-Anlıyorum. Kısa da olsa konuşmak iyiydi. Fikrini değiştirirsen biz alt katta olacağız, beklerim.
•Grazie. Size iyi eğlenceler. Bana bu gece eğlence yok.
•••

karalamalar

sigma
•••
•Ne yapıyorsun normalde?
-Klasik arabaları tamir ediyorum, vakit kalırsa gece bizim tayfayla buluşup kafa dağıtıyoruz.
•Dövmelerini kendin yaptın tahminimce, sadece sol omzundakini profesyonel bir dövmeciye yaptırmış olmalısın. Yanılıyor muyum?
-Evet, sol omzumdaki simgeyi dövmeci bir arkadaşa yaptırdım, diğerlerini kendim yaptım, malzemelerini kolay buluyorsun zaten. Sen de yaparsın, veya istersen sana yapabilirim sigma?
•Belli değil ne istediğim. İsteyip istemediğim bile belli değil. Şimdilik boşver. Telefonun ekranı da paramparça, az önce diğerlerinden uzakta müzik dinliyordun, yaklaşırken ekranda playlist ini gördüm kulaklıklarını çıkarırken. Old school demek?
-Babamdan kaldı bana, bu playlistteki şarkılar da onun en sevdikleri.
•Anlıyorum. Bir ara playlistleri takas edelim seninle.
-Öyle olsun. Biram bitmiş, S.E.'a uğrayıp alabiliriz, ne dersin?
•Şişede viski var hala, biraz da viski iç istersen.
-Kolayla karıştırıp içebiliyorum sadece, sen nasıl içiyorsun onu tek başına?
•Zevk meselesi. Ben de bira içmem asla, bok gibi tadı var.
-Hah hah. Biranın tadı bok gibi öyle mi?
•Öyle evet. Patrick'e sor istersen. Geçen barda bira istedi, pipet koydum kupasına.. Yarım saat surat yaptı. Sen birayı falan boşver de, klasik arabalara merakın nasıl başladı?
-Aslında normal oto tamirciydim, eski patronum olacak gavat benden para çalıyormuş, farkedince çalıştığım tamirci yerini değiştirmek zorundaydım. Evime yakın bulduğum yer bu klasik oto tamircisiydi, patronuyla anlaşınca işe başladım. Kasımda 2 sene olacak. Klasik arabalarla ilgilenen pek kimse kalmadı bu zamanda ama benim için tutku oldu. Bak sana galerideki fotoları göstereyim.
•••

netflix

sigma
apple, disney+, hulu tv gibi platformların sayıca daha az ama daha kaliteli işler yaptıklarını göz önünde bulundurarak...
klasik “içerik başına düşük bütçe, sayıca fazla içerik” anlayışı ve eşcinsel, müslüman gibi yabancı dizilerde -eskisi kadar olmasa da hala daha- aykırı sayılabilecek karakterler içererek ulaşılması zor ama kapsamı geniş kitleleri hedefleyen; ve hemen her içeriğinde aynı taktiği kullanan, kısacası kendini tekrar eden yapımlarıyla çöp.
evet çöp.
sevmiyorum seni nekşflikş.

aids

sigma
Artık eskisi kadar ciddi olmayan hastalık.
Anti hiv ilacı dahi üretildi, bu ilacı kullanarak hastalık kapma şansını -kan yoluyla ve cinsel yolla- neredeyse sıfıra düşürebiliyorsunuz.
Haricen de, hiv li bir bireyin -ilaç tedavilerini ihmal etmediği takdirde- bir süre sonra kanında hiv virüsü saptanmayacaktır yani kimseyi enfekte etmeyecektir. Fakat yanlış anlaşılmasın, bu kişi hala daha aids hastasıdır, sadece kanındaki virüs oranı yok denecek kadar düşüktür.
Yani, bu hastalıktan tamamen kurtaran bir tedavi yöntemi yok, fakat hastalığa yakalanmayı baştan önleyen ve hasta bireyin yaşam kalitesini düşürmeden uzun yıllar yaşamasına imkan tanıyan bazı ilaçlar üretildi ve hala daha üretilmekte.

Kısa süreli araştırmalar ve aids hastası biriyle sevgili olan bir arkadaşın aktardıklarıyla bu kadarını söyleyebilirim.

renkli kalemler

sigma
Sayısızına sahipsindir, çoğu ithal üründür.
Yarısını adam akıllı kullanamadan, sıcaktan vs mürekkebi kurur. Kullanamazsın.
Not: ispirto veya kolonya yöntemi biraz işe yarasa da ilk günkü haline döndürmüyor.
Lanet olsun sana brush pen.

isfanbul

sigma
Eğer “fan” kısmı, ing. “fun” yani eğlence kelimesinden geliyorsa...

Vantilatör deseler daha iyiymiş. Hem fransızca kökenli, olaya da daha fransız.

aint no sunshine

sigma
ain't no sunshine, (bkz:bill withers)'in, 1971 çıkışlı şarkısı.
İyi bi' cover versiyonu da bulunmaktadır:


Sözleri şu şekildedir:

Ain't no sunshine when she's gone
It's not warm when she's away
Ain't no sunshine when she's gone
And she's always gone too long
Anytime she goes away
Wonder this time where she's gone
Wonder if she's gone to stay
Ain't no sunshine when she's gone
And this house just ain't no home
Anytime she goes away
And I know, I know, I know, I know,
I know, I know, I know, I know, I know
I know, I know, I know, I know, I know
I know, I know, I know, I know, I know
I know, I know, I know, I know, I know
I know, I know,
Hey, I oughtta leave young thing alone
But ain't no sunshine when she's gone
Ain't no sunshine when she's gone
Only darkness every day
Ain't no sunshine when she's gone
And this house just ain't no home
Anytime she goes away
Anytime she goes away
Anytime she goes away
Anytime she goes away
0 /