confessions

mavi hece

Yıldız Yazar  · 24 Haziran 2017 Cumartesi

  1. toplam giri 345
  2. takipçi 0
  3. puan 6386

human belgeseli

mavi hece
tek başıma izlediğimde etkisi inanılmaz olan belgesel .adından da anlaşıldığı gibi insanı anlatan ,yalnızlığınızı silip süpüren harika bir belgesel .dünyanın birçok farklı bölgesinde çekilmiş ,insanın kırılganlığını ,vahşetin ardında gizlenen insanı ,duygusal gelgitleri,aşkı ,sevgiyi,mutluluğu anlatan birçok insan sizi size anlatıyor .ağlamadan izleyemediğim her izlediğimde insana dair umutlarımın yeşerdiği harika bir başyapıttır.

sıkıyönetim

mavi hece
temel hak ve özgürlüklerin geçici bir süre için sınırlandırıldığı ya da tümüyle kaldırıldığı, kolluk görev ve yetkilerinin sivil yönetimden askeri görevlilere geçtiği olağanüstü bir yönetim biçimidir. Sıkıyönetim uygulaması sırasında bazı suçların sanıklan askeri mahkemelerce yargılanır. Sıkıyönetimin ilanı için ülkenin iç ya da dış güvenliğinin ciddi biçimde tehlikeye girmesi gerekir.
Türkiye'de sıkıyönetim 1876 Anayasasından (Kanun-ı Esasi) bu yana tüm anayasalarda yer alan askeri bir yönetim biçimidir. Zaman içinde tanımı birçok değişikliğe uğramıştır. 1876 Anayasası ülkenin herhangi bir yerinde isyan olasılığının belirmesi durumunda hükümete o bölgede sıkıyönetim ilan etme hakkını veriyordu. 1924 Anayasası buna savaş hali ile yurda ve cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın kesin belirtilerini ekledi. Bu anayasaya göre hükümet, süresi bir ayı geçmemek üzere ülkenin bir bölümünde ya da tümünde sıkıyönetim ilan edebilecek ve bunu vakit geçirmeksizin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) onayına sunacaktı. Sıkıyönetimi uzatmak TBMM'nin yetkisindeydi. 1961 Anayasasın¬da da benzer bir düzenleme vardı.

türkiye'de eşcinsellere bakış açısı

mavi hece
cinsel ilişkide pasif mi aktif mi olunduğuna göre ibne olunduğu bir ülkede eşcinsel olmak zordur. sizinle sevişmek isteyen bir çok erkek gizli eşcinseldir ama bunu kabul etmez. siz dürüstlüğünüzle kalırsınız, ibne olursunuz... ikiyuzlu insanların memleketinde gerçekleri soylemek her zaman sorundur.

kilo vermenin kısa yolu

mavi hece
şok diyetlerden uzak durun bu bünyenize zarar verebilir.
motivasyon kaynağı belirleyin bu size yarar sağlayacaktır.
market alışkanlığınızı bırakın.
egzersiz yapın ama bunu çoklu şekilde değil azdan çoğa doğru ilerletin.
kilo aldıracak besinlerden uzak durun.
yanınızda sağlıklı besinler bulundurun atıştırmalık gibi.
kilo vereceğim diye aç kalmayın.
ağırlık antremanları yapın.
bol bol su için
hızlı bir şekilde yemek yemeyin.
pişirdiğiniz besinleri gözden geçirmekte yarar var.
düzenli beslenin öğün atlamayın.
sağlıklı yağlar kullanın.
küçük hoş sevimli tabaklar alın bu sayede onda yemek yemek isteyeceksiniz ve otomatikmen az yemiş olacaksınız.

aylık bin lira kazanan ünlü

mavi hece
“Aylık geliriniz ne kadar?” sorusuna “1000 TL” cevabını veren Berkay, büyük bir şaşkınlık yarattı. Ünlü popçu ardından bir açıklama yaptı ve Arda Turan'ın gelirinin 300 bin euro olduğunu söylemesini uygunsuz bulduğunu, bu nedenle geliriyle ilgili böyle bir cevap verdiğini söyledi.

düzyazı

mavi hece
öyle dimdik yazacaksın .yazamayan insanların derdinin ne olduğunu bilmiyorum .düz ,dümdüz yazılabilir :)
Koşuk biçiminde yazılmamış bütün yazı ve konuşmalarda kullanılan dil düzyazıdır. Mektup, ev ödevi, öykü gibi, yazdığımız şeylerin nerdeyse tümüne düzyazı deniyor. Kitaplarda, gazetelerde, dergilerde okuduğumuz yazılar, konuşurken kullandığımız dil de düzyazı özelliği taşır. Anımsayacak olursak, Moliere'in Kibarlık Budalası adlı oyununun kahramanı Bay Jourdain'i de bu durum çok şaşırtmıştı:

Bay Jourdain : Ne? Şimdi ben, "Nicole, terliklerimi getir, takkemi ver," dersem, bu düzyazı mı oluyor?
Felsefe öğretmeni: Evet, efendim.
Bay Jourdain: Hay Allah! Demek ben kırk yıldır düzyazı diliyle konuşuyormuşum da, bunun farkında değilmişim!

Ayrıca, şiir özelliği taşıyan ama düzyazı biçiminde yazılan edebiyat ürünleri de vardır. Bu türden düzyazı örneklerini yüzyıllar boyunca her yaşta insan severek okumuştur. Romanlar düzyazıyla yazılır . Romancıların dışında da birçok önemli yazarın ürünlerini düzyazıyla yazmayı seçtiklerini biliyoruz. Şiir genellikle belli bir konuda bizi duygulandırırken düzyazı bilgi edinmemizi sağlar. Düzyazı en çok öykülerin anlaşılabilir bir biçimde anlatılmasına, belirli konuların açıklanmasına, tartışma yoluyla insanların birbirlerini etkilemelerine yarar.
Bundan düzyazının sıkıcı olduğu anlamı çıkarılmamalıdır. Düzyazı da şiir gibi yazarın üslubu ve yeteneği doğrultusunda yalın ya da süslü, dokunaklı ya da alaycı, ciddi ya da gülünç olabilir. Fransa'da Montaigne, İtalya'da Machiavelli, İspanya'da Cervantes, İngiltere' de Bacon düzyazının gelişmesini ve saygınlık kazanmasını hızlandırmışlardır.

Shakespeare'den sonra en ünlü İngiliz şairi olan John Milton düşünce özgürlüğünün önemini Areopagitica adlı yapıtında özenli bir düzyazıyla dile getirmiştir.
Edebiyatın çeşitli türlerinde özellikle Rönesans'tan sonra gelişen düzyazı 17. yüzyıldan sonra tiyatro yapıtlarında daha yaygın bir biçimde kullanıldı; önceleri komedilerde benimsenen bir anlatım biçimiyken, zamanla orta sınıfın yaşantısını daha kolay yansıtan bir oyun dili olarak kullanıldı.
Düzyazının gelişmesinde bir başka etken de 18. yüzyıldan sonra gazeteciliğin yaygınlaşması ve haftalık dergilerin yayımlanmasıyla okur sayısının artmasıdır.
Türkçe'de de düzyazı 1277'de Karamanoğlu Mehmed Bey'in Türkçe'yi devletin resmi dili ilan etmesinden sonra gelişmeye başlamış; 17. yüzyılda ünlü gezgin Evliya Çelebi'nin Seyahatname'si, Naima'nın Tarih-i Vekayî adlı yapıtı bu alanda seçkin düzyazı örnekleri olarak ortaya çıkmıştır. 19. yüzyılda, özellikle Tanzimat'tan sonra Şinasi ile başlayan düzyazı geleneği, roman ve tiyatro türlerinin gelişmesi ve gazeteciliğin yaygınlaşmasıyla giderek geniş halk yığınları arasında yaygın bir iletişim aracı olmuştur.

düyun-ı umumiye

mavi hece
amerika'nın osmanlı'dan alması gereken derslere bir örnektir.trump'ın ekonomi savaşını başlatması belki bu dersi almış olmasındandır .darısı bütün ülke liderlerine.

Osmanlı Devletinin 19. yüzyıl ortalarından başlayarak Avrupa bankalarından aldığı borçların ödenmesini denetleyen kurumdu. "Genel Borçlar" anlamına gelen Düyun-ı Umumiye kurulduğu tarih olan 1881'den sonra Osmanlı Devleti'nin ekonomik ve mali yaşamını yok etmiş,imparatorluğun sonunu getirmiştir.
Osmanlı Devleti ilk kez 1854'te Kırım Savaşı sırasında dış borç almıştı. Ama savaşın bitiminden sonra da dış borç alma alışkanlığı sürdü ve Osmanlı Devleti mali bakımdan her sıkıntıya düştüğünde Avrupa bankalarından borç almaya çalıştı. Bu tutum Osmanlı Devleti'ni bir yarı sömürge durumuna düşürmeye çalışan Avrupa ülkelerinin de işine geliyordu. Osmanlı yönetimi 1854-74 arasında 15 kez dış borç aldı ve sonunda mali iflasın eşiğine geldi. 1875'te bir kararname çıkararak vadesi gelen borç taksitlerinin ancak yansını ödeyebileceğini açıkladı. Ama bu sözünü de yerine getiremeyen Osmanlı yönetimi Mart 1876'da hiçbir ödeme yapamaz duruma düştü. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'yla büyük bir mali çöküntüye uğrayan Osmanlı Devleti ülke içinde Osmanlı Bankası'yla Galata Bankerleri'ne olan borçlarını da ödeyemeyeceğini açıkladı. Bütün bu gelişmeler iç ve dış mali çevreleri alacaklarını toplayabilmek için çareler aramaya yöneltti.

Osmanlı Devleti önce iç borçlan ödemek amacıyla alacaklılarla anlaşmaya çalıştı. 1879'da imzalanan bir antlaşmayla bu borçlara karşılık olarak damga, içki, balık avı, tuz ve tütünden alman vergilerin 10 yıllık tutarım alacaklılara bıraktı. Ama Osmanlı Devleti'nin iç borçlara öncelik tanıması Avrupa devletlerinin tepkisine yol açtı. Bunun üzerine iç ve dış borçların birleştirilmesi yoluna gidildi ve uzun süren görüşmelerden sonra 1881'de bir uzlaşmaya varıldı. Buna göre damga, içki, balık avı, tuz, tütün ve ipekten alınan vergilerden elde edilecek gelirin tümü borçlar bitinceye kadar alacaklılara ayrılacaktı. Bu vergilerin toplanmasını denetlemek, elde edilen geliri iç ve dış alacaklılar arasında paylaştırmak amacıyla da Düyun-ı Umumiye örgütü kuruldu. Osmanlı Devleti' nin mali sıkıntıları sürdüğünden 1881'den sonra da dış borç alma yoluna başvuruldu. 1886-1908 arasında 14 kez dış borçlanmaya gidilmesi Düyun-ı Umumiye örgütünün gücünün daha da artması sonucunu doğurdu. 1908'de II. Meşrutiyet'in ilanından sonra da durum pek fazla değişmedi. Hele 1914'te I. Dünya Savaşı'nın başlaması devletin mali yükünü daha da artırdığından, Düyun-ı Umumiye örgütüyle olan ilişkiler önemini korudu.

I. Dünya Savaşı sonunda Avrupa'da siyasal koşullann değişmesi ve Anadolu'da Kurtuluş Savaşı'nın başanya ulaşması Düyun-ı Umu¬miye'nin yazgısını belirledi. Ankara hükümeti Lozan Banş Antlaşması'yla Osmanlı Devleti' nin borçlarından Anadolu'ya düşen payı öde¬meyi kabul etti. Karşılığında da Düyun-ı Umumiye'nin vergi gelirlerini denetleme yetkisi kaldırıldı. Türkiye'de etkinliklerine son verilen örgüt yalnızca ödenen borcu alacaklılara paylaştıran bir mali kurum konumuna geldi. Türkiye Cumhuriyeti, Düyun-ı Umumiye'ye olan borcun son taksidini, ilk dış borcun alınmasından tam bir yüzyıl sonra, 1954'te ödedi.

bedas

mavi hece
Başlığı açan kişi cok yanlış yazmış. BEDAŞ, boğaziçi elektrik'e bağlı özel dağıtım şirketidir. Tüm Türkiye'ye o bakmaz. Elektrik satmaz. Elektriği BEPSAŞ yani Boğaziçi Elektrik Perakende Satış A.Ş satar. Size indirim vaadeden BEDAŞ değil BEPSAŞ'tır.

ücretsiz 29 ekim 2017 konserleri

mavi hece
mfö saat 18:30 ataşehir/cumhuriyet parkı

mehmet erdem saat 20:00 şişli/abdi ipekçi caddesi

haluk levent saat 16:30 bakırköy/cumhuriyet meydanı

haluk levent saat 20:30 beşiktaş/barbaros meydanı

bengü saat 19:00 Hilltown Alışveriş Merkezi

yalın saat 19:00 Hilltown Alışveriş Merkezi

Şevval Sam Konseri Saat:21.30 Kartal Meydan



29 ekim cumhuriyet bayramı kutlu olsun!
0 /