confessions

andorra

Yıldız Yazar  · 15 Eylül 2017 Cuma

  1. toplam giri 206
  2. takipçi 4
  3. puan 2710

23.12 bilmem kaç yılı girişli başlıklar

andorra
ekşili yazarların hayatımıza soktukları hede. yav arkadaşlar gündeme yorumlar için tvit atıyorum ben. neyse, moderatör arkadaşlar başlığı şu şekilde değiştirebilirler:
“23.12.2018 bütün sözlüklerin twitter olması”
artık sözlüğü twitter gibi kullanırım, ağzını açanın ağzını karışlarım.

edit: noktalama işaretleri
1

avrupa baharı vs arap baharı

andorra
fransa ve belçika'da sarı yeleği sembolleştirerek gösteri yapan protestocular , arap baharında olduğu gibi sömürüye başkaldırarak insanca yaşamak istiyorlar.fransızca öğrenmeden frenk küfürleri öğrenmek için kaçırılmayacak bir fırsat olarak görüyorum bu durumu .şaka bir yana ' pasta yiyin kancıklar ' diyecek bir fransız yönetici de puzzleda yerini alırsa kapitalizmin anasına rahmet okuruz.(bkz:türkçe küfürlerin yetersizliği )

karikatür

andorra
iflah olmaz karikatür düşkünü olarak karikatür tarihçesini derleyeyim de sözlüğe '' can '' gelsin.
Dilimize Fransızca'dan geçen karikatür sözcüğünün İtalyanca caricaturd'dan geldiği, bu sözcüğün de doldurmak, yüklemek, abartmak, alay etmek anlamına gelen caricare''den türetildiği sanılmaktadır.
Daha 16. yüzyılda İtalyan ressam kardeşler, Agostino Carracci (1557-1602) ve Anni-bale Carracci (1560-1609), arkadaşlarını köpek, domuz, katır, hatta testiye benzettikleri abartılı çizimleriyle herkesi güldürürlerdi. Karikatürü bir uzmanlık dalı durumuna geti¬ren Carracci Kardeşler'dir. Caricatura sözcüğünü de ilk kez onların kullandığı sanılmaktadır. Karikatürün, insanın önemini vurgulayan Rönesans döneminin ürünü olduğu söylenebilir. Bu çağda Leonardo da Vinci ve Albrecht Dürer gibi ressamlar insan vücudunu abartılı çizgilerle betimleyen deneysel çalışmalara yöneldiler. İtalya'da, papayı ya da Reform hareketinin önderi Luther'i konu alan şeytansı karikatürler oldukça yaygındı.
Bu karikatürler dönemin ünlü mimar ve heykelcilerinden Gian Lorenzo Bernini aracılığıyla Fransa'da, XIV. Louis'nin sarayında da tanındı . 17. yüzyıl İtalyan sanatçılarından Pier Ghezzi (1674-1755) geçimini portre karikatürleriyle sağlayacak kadar ustalaşmıştı.
Sanayileşme ve orta sınıfın toplumda önemli bir yer kazanmasıyla birlikte özellikle İngiltere'de konulu karikatürlerde gelişme görüldü. Karikatür, İngiliz ressamı William Hogarth'ın oyma baskı çalışmalarıyla vurucu bir siyasal yergi aracı oldu.
Hogarth'ı izleyen karikatür sanatçılarından Thomas Rowlandson (1756-1827), James Gillray (1757-1815) ve George Cruikshank (1792-1878), zamanın şapka modasından, önde gelen politikacıların sahtekârlığına kadar hemen hemen her konuya el attılar. Bu sanatçıların karikatürlerinin dergilerde yayımlanması, karikatürün siyasal önemini arttırdı.
Karikatürde en önemli gelişmelerden biri de Fransa'da oldu. Genç Fransız sanatçı Charles Philipon (1806-62) 1830'da çıkardığı La Caricature adlı siyasal mizah dergisiyle büyük bir basan kazandı. Bundan iki yıl sonra da Le Charivari adlı yeni bir dergi yayımladı.
Ülkenin önde gelen siyaset adamlarıı büyük bir ustalıkla ve korkusuzca alaya alan Philipon, karikatürleri yüzünden siyasal çevrelerin tepkisini çekti. Dergilerin basımı yasaklandı. Karikatür ustası Honor Daumier'nin gene bu dergilerden birinde Fransa Kralı Louis-Philippe'i para çuvallarını yutan açgözlü bir dev olarak gösteren karikatürü, sanatçının altı ay hapis yatmasına neden oldu.
Fransa'nın ardından İngiltere'de 1841'de Punch, 1868'de Vanity Fair yayımlandı. Bu dergilerde "Ape" (Maymun) takma adını kullanan Carlo Pellegrini, "Spy" (Casus) takma adını kullanan Leslie Ward ve Max Beerbohm toplumsal eleştiri getiren karikatürleriyle tanındılar.
19. yüzyıl sonlarında Münih'te çıkan Sim-plicissimus adındaki gülmece dergisi çevresinde toplanan karikatür ustalarından İsveç, kökenli Olaf Gulbransson, Alman Kari Arnold ve Eduard Thöny, Almanya dışında alaya alınan Alman turist, asker ve profesör tipleriyle karikatür dünyasına yeni bir canlılık kazandırdılar.
20. yüzyılda karikatür gazete ve dergilerin ayrılmaz bir parçası durumuna geldi. I. Dünya Savaşı'nın ardından dışavurumcu Alman ressam George Grosz, Alman toplumunun sorunlannı ele alan, savaşın saçmalığını eleştiren özgün karikatürleriyle tanındı. ABD'de karikatür ülkenin kendine özgü gülmece anlayışı içinde gelişti. David Levine yazar, sanatçı ve devlet adamlarını çizdiği portre karikatürleriyle ün kazandı.
Karikatürün yeşerdiği İtalya'da sık sık uluslararası karikatür yarışmaları düzenlenir. Bunların en ünlüsü olan Altın Palmiye Bordighera'da yapılır. Dünyanın ilk karikatür müzesi de İtalya'da Tolentino'dadır.rusya'da SSCB zamanı olan 1922'den beri yayımlanan Krokodil gülmece dergisinde savaş karşıtı ve bürokrasiyi eleştiren karikatürler yer alır.
Doğu Avrupa ülkelerinde tirajı 100 binleri aşan karikatür ve gülmece dergilerinde güncel yaşama, siyasete, geleneklerin eleştirisine ve bürokrasinin anlamsızlığına ilişkin karikatürlere rastlanır.

Orta ve Güney Amerika ülkelerinde karikatürün başlıca konusu sömürü ve baskıya başkaldırıdır .bu ülkelerde karikatür siyasal bir mücadele aracı olarak kullanılıyor.


kast

andorra
Kast sistemi hindu dininin en eski metinleri olan veda'larda yer alır.
her Hindu bir kasta bağlı olarak doğar ve ona göre yaşar.
Kastlar kendi aralarında arılık derecelerine göre sıralanır.
Hindistan'da dört ana kast ve 25 bini aşkın alt kast bulunur.
En üstte tanrısal güce sahip olduklarına inanılan Brahmanlar yani yeni rahipler yer alır.
0 /

yılın yıldızları ödül töreni


Yıldızca

ünlü korsanlar

Yıldızca

Astronot Eğitimi