confessions

albino aborjin

Çaylak  · 24 Kasım 2018 Cumartesi

  1. toplam giri 52
  2. takipçi 1
  3. puan 402

özünde iyi olan insan

albino aborjin
ne istediğini, ne olduğunu bilmeyen ya da emin olamayan adamın/kadının özünün iyi olup olmamasını nereden biliyoruz, ki tutup da biri özünün iyi olduğunu öne sürebilsin. öz iyidir, ama özünde olmak her insanın işi değildir, şahsen aydınlanmak dahi öze inebilmek ile alakalı diye düşünürsek

sünnet

albino aborjin
hikayesi ile amacını tek bir çatı altında toplamak bize asıl olanı vermeyecektir. bakınız 'allah'ın tarihçesine de bakıldığında aynı durumu göreceksiniz, islama özel bir kelime miydi ki allah? değildi. bugün yeni bir tanrı üretilse, tezahür etse ya da bizzat kendisi dile gelse buna tanık olan herkes ona isim verip de 'allah', 'tanrı' demeyecek mi. özel isim ya da bahsedilen belli bir şey gibi ele alırsanız olmaz. bu benzetmeden umarım anlaşılıyordur demek istediğim şey. bu dine özgü değil, kullanım alanları farklı demek onun sadece tarihini ve değişim koşullarını anlamak gibi sonuçlar sağlar bize. islam çatısı altında bakıldığında evet mükkemmel yaratıldık, ama nasıl? mükemmel mi kalabiliyoruz hepimiz aydın mıyız bir bedenin idaresi ile aklın idaresini bu mükemmellik kelimesi altında inceleyecek olursak peygambere de ihtiyaç duymayacağımız anlamı çıkarılır. özetle, tarihine ve kullanım alanlarına bakmak bize asıl olanı vermeyecektir, sosyolojisini kendi içerisinde yapmak daha mantıklıdır. almanyadaki türklere, türkiyedeki türklerden memnun musunuz sorusu karşısında alabileceğimiz cevaplar ile konuşmanın mantığı yok, araştırma yöntemlerinin ilişkisi saptanamamış ya da kaynaklar verimli kullanılamamışsa bilimin objektifliğinden dahi şüphe edebiliyorken ...

yıldız sözlük'ün doğum günü

albino aborjin
nice senelere, ne güzel günleri olmuş, güzel günlere.
bugün şu fotoğraftan fırlama 2 kadın gördüm, bir renault 19 vardı altlarında ağır ağır geçiyorlardı önümden, küpeye saç stiline kadar. 2007 civarının 20li yaşlıları oldukları çok barizdi. bir sigara yakışı vardı, dedim abla beni de al 2 tur attır.

filmlerden alıntılar

albino aborjin
"insan doğduğunda zayıf ve esnektir, öldüğündeyse katı ve duyarsız. bir ağaç büyürken, yaşken yumuşak ve eğilip bükülebilir bir durumdadır; fakat kuruyup katılaştığında artık büyümez, ölür. katılık ve güç, ölümün yoldaşıdır. esneklik ve zayıflık ise varlığın tazeliğinin, hayat doluluğunun ifadesidir. çünkü artık katılaşmış olan hiçbir zaman kazanmaz."

andrey tarkovski iz sürücü filminden.

filmlerden alıntılar

albino aborjin
yazarların filmlerde görüp beğendiği, faydalı olabileceğini düşündüğü, estetik bulduğu vb. cümleleri paylaşabileceği başlıktır.

not: adına 'filmlerden alıntılar' derken tereddüde düşmedim değil, lakin başka bir isim de üretemedim. anlama tekabül edecek başka bir isim düşünen yazar arkadaşlarımız olursa başlığı düzenleyebiliriz.

kitap alıntıları

albino aborjin
"mademki asıl felsefe bize yaşamayı öğreten felsefedir ve madem ki çocuğun da öbür yaştakiler gibi, ondan alacak olduğu dersler vardır, niçin çocuğa felsefe öğretilemezmiş:
çamur yumuşak ve ıslak; çabuk, çabuk olalım. durmadan dönen çark biçim versin ona.
bize yaşamayı ömür geçtikten sonra öğretiyorlar"

montaigne - denemeler/ felsefe ve yaşam

kitap alıntıları

albino aborjin
"benimle pederin konuştuğunu nereden biliyorsunuz?"
"duruşunuzda, birbirinize bakışınızda gerginlik ve öfke vardı. başıboş dolaşmana bakılırsa sen kazandın herhalde. bu pek akıllıca olmayabilir matthew"
"onun kazanmasına izin mi vermeliydim yani?"
"yo, yo, ama kazandığını düşünmesine izin verebilirdin. sen de biliyorsun peder korkaktır ve korkaklar tehlikelidir, çünkü insanı sırtından vururlar. eski bir ispanyol atasözü"

yirminci mil - trevanian

siz diye hitap eden hocalar

albino aborjin
okuduğum üniversitede kimi hocalarım odasına gittiğimde ya da bir öğrencisiyle diyaloğuna tesadüf ettiğimde 'beyefendi' diye hitap ettiklerine rastlıyorum. ilk senemde hocam, odasına gittiğimde bana beyefendi diyince çok mutlu olmuştum. sınıfa hitap ederken ya da sınıftan tek bir kişiye yöneldiğinde 'siz' diyen hocalarım olduğu için çok mutluyum. hoca-öğrenci ilişkisinde öğrenciyle disiplin, terbiye hususunda mesafeli gibi duran hocaların, bilgiden cayılmaması ve ona karşı lümpenleşilmesinin öüne geçme amacı güden bu tavır nezdinde bilgiyi sürekli bir aktarabilme yönetimine sahip olduğunu düşünüyorum.
0 /