sansür

vivian
Siyasal iktidarların kamu yararı açısından sakıncalı bulduğu haber, yazı, kitap, film, resim ya da oyunların önceden incelenerek bazı bölümlerinin ya da tümünün yasaklanmasıdır. Sansür sözcüğü, "hüküm vermek" ya da "fikir edinmek" anlamına gelen Latince cencere'den türemiştir. Şiddet içeren, açık saçık ya da gizli belgelerin yayımını durdurmak amacıyla başvurulduğu gibi birçok ülkede sansür hükümetin eleştirilmesini engellemek için de kullanılır. Sansür insanlık tarihinin çok eski zamanla-rından beri şu ya da bu ölçüde uygulanmaktadır. Ama, insanların kişisel hak ve özgürlüklerinin bilincine vardığı, düşünce ve basın özgürlüğünün yaygın kabul gördüğü çağdaş toplumlarda sansür bir baskı aracı olarak nitelenmekte ve kapsamı giderek daralmaktadır.
İÖ 213'te Eski Çin'de, Çin Seddi'ni yaptıran İmparator Shi Huang Di bilimsel olanların dışında kalan bütün kitapların yakılmasını emretti. Roma'da başlangıçta yalnızca vergi toplamak amacıyla nüfus sayımı yapan sansürcülerin yetkileri, daha sonra devlet güvenliğini tehlikeye sokacağı düşünülen yazılı yapıdan ve duyuruları yasaklamayı da kapsayacak biçimde genişletildi. Hıristiyanlık'ta uzun yıllar boyunca Katolik Kilisesi'nin Yasak Kitaplar Listesi okunabilecek kitapları sınırladı. Genellikle devletin, egemen din ve ahlakın korunması adına uygulanan sansür, matbaanın bulunuşu ve kitap basımının artmasıyla kurumlaşmıştır. Yönetimler genel kamu yararını korumak gerekçesiyle yasal düzenlemele¬re giderek sansürü hukuksal bir temele oturtmuş ve çağdaş anlamıyla sansür kurumunu yaratmıştır. İngiltere'de ilk sansür memuru 1531'de Kral VIII. Henry tarafından atandı. Amerikan kolonilerinde sansür oldukça katı bir biçimde uygulanırdı. Ama 17. ve 18. yüzyıllarda İngiltere ve ABD'de sansüre karşı başlatılan çalışmalar, sansürün kapsamını basın ve konuşma özgürlüklerini güvence altına alacak bir biçimde daraltan bir yol izledi. Toplumların demokratikleşme süreci ile sansür kapsamının sınırlandırılması birbirine paralel gitmektedir. Baskıcı yönetimler günümüzde de sansürü toplumun denetlenmesinde bir baskı aracı olarak kullanmayı sürdürmektedir. Sosyalist ülkelerde uzun süredir var olan katı sansür uygulamasına, 1989'da ortaya çıkan siyasal ve toplumsal değişimlerden sonra son verilmiştir. Osmanlılar'da sansür alanındaki ilk resmi uygulama 1864'te çıkarılan Matbuat Nizamnamesi (Basın Tüzüğü) ile başlamıştır. Bu tüzükle gazete ve dergi çıkarmak izne bağlandı ve hükümete gerekli gördüğü durumlarda yayın organlarını kapatma yetkisi tanındı. 1878'den başlayarak II. Abdülhamid yönetimi sansürün en katı biçimiyle uygulandığı bir dönem oldu. 1881'de kurulan Encümen-i Teftiş ve Muayene'ye gazete, dergi ve kitapları yayımlanmadan önce denetleme yetkisi verildi. Bu dönemde birçok gazete ve dergi kapatıldı. Basılan her şey siyasal düzene uygunluk açısından denetlendi. Gazeteler, sansürce çıkarılan yerleri boş bırakılarak yayımlanmak zorunda kaldı.
II. Meşrutiyet (1908) ile birlikte basına uygulanan sansür kaldırıldı. Bu nedenle II. Meşrutiyet'in ilan edildiği 23 Temmuz, Cumhuriyet döneminde basın bayramı olarak kutlanmaya başlandı. Mütareke döneminde (1918-22) ise İstanbul'daki ve Anadolu'daki işgalci güçler basına sıkı bir sansür uyguladı. Cumhuriyet döneminde Şeyh Said Ayaklanmasından sonra çıkarılan Takrir-i Sükûn Kanunu'yla (1925) basın yeniden denetim altına alındı. II. Dünya Savaşı sırasında da basına sansür ve denetim uygulandı. 1961 Anayasası basma sansür konulmayacağını güvence altına almıştı. Ama sıkıyönetim dönemlerindeki uygulamalar gizli sansür olarak değerlendirilebilir. 1982 Anayasası'nda da basının sansür edilemeyeceği hükmünün olmasına karşın, buna bazı istisnalar getirilmiştir. Anayasanın, kamu düzeninin bozulmasına neden olabileceği düşünülen yayınların dağıtımının yetkili merciler tarafından engellenebileceği hükmü ile radyo, televizyon ve sinema gibi kitle iletişim araçlarıyla yapılan yayınların izne bağlanabileceği hükmü, sansür uygulamalarına yol açan önlemlerdir. 1986'da çıkarılan Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanunu ile oluşturulan Denetleme Kurulu'na ve vali, kaymakam gibi yöneticilere bu tür yapıtların denetlenmesinde geniş yetkiler verilmiştir.


bu başlıktaki tüm girileri gör

Eski Kafa Eğitim