öğrenci evi

mamma mia
benim için çok çeşitli versiyonları mevcuttur.

tek başına yaşamak;

ilk sene yaptım bunu. ev arkadaşımın sevgilisi bize yerleşince, her gece içip kızı dövmeye başlayınca ve bir gece ona bıçak çekip benim de üzerime yürüyünce (evet kendisi psikopattı), gecenin 3'ünde eve polis getirtmiştim. sonra yalnız kaldım bir dönem. tek kişilik yemek yapmayı öğreniyorsun yalnız yaşarken. bazen akşamdan yapılıyor hatta o yemekler. evin salonu bile kullanılmıyor hatta doğru düzgün. ilk sene olduğu için herkesle samimi de değilim, gelenim gidenim de olmuyor. yalnız doğum günü partisi verilecekse sizin eviniz bunun için uygun görülür, muzur arkadaşlar tarafından pasta savaşı yapılabiliyor evde. sonra kalkıp gidiyorlar bi de. tavandan bile pasta temizleyebiliyorsunuz. dikkat etmek lazım.

koloni halinde yaşamak;

tek başına yaşamaktan hızlı bir geçiş oldu benim için bu. esasında başta 3 kişiydik ve gayet sakin bir evimiz vardı. sonrasında yurttan çıkmak zorunda kalan bir arkadaş taşındı yanımıza. 4 kişiyi de sevdik. sonrasında evinden ayrılan biri daha geldi ve 5 kişi olduk. o dönem salondaki büyük yemek masasının üzerine bilgisayarları kurup toplu halde oyun oynadığımız zamanlardı. yemek için ise mutfaktaki küçük masayı kullanıyorduk. hiç akıl kârı değilmiş. yalnız pek misafir ağırlanmıyor böyle evlerde, sevgililer gelince bile haddinden fazla kalabalık oluyorduk zaten.

karşı cinsle yaşamak;

ilk evimdeki sorunlardan sonra düşünmüştüm ben bunu aslında şartlar pek uygun değildi. sonunda evsiz kalan bir arkadaşı yanımıza almamızla gerçekleşti bu olay. evde tek çalışan insan ve tek erkek olduğu için, 4 kızla kaldığı için, kendisi yaşadığı yere cennet diyordu. sabah evden çıkıyor, bu arada eşyaları toplanıyor, ev temizleniyor, yemek yapılıyor, bulaşıklar yıkanıyor ve üzerine kahvesi bile yapılıyordu. ondan sonra eve talip olan bir dolu arkadaş oldu ama almadık hiçbirini.

çalışma hayatı;

eğer öğrenciyken çalışmaya başlarsanız ve ev arkadaşlarınız da çalışıyorsa o ev sizin için otel gibidir. son 2 senemi böyle geçirdim ben mesela. şehir dışı gezilerim de oluyordu. bildiğin özlüyorsun birbirini böyle olunca. işten gelip, yemek yapıp, bir yandan ortalığı toplayıp, akşam yemeklerinde günden bahsetmek, pazar kahvaltılarını mümkün olduğunca uzatıp o gün için ortak planlar yapılıyor böyle olunca. aslında içindeyken öyle görünmese de bir nevi evlilik provası bu tür yaşam.

her ne kadar kişiden kişiye değişiyor olsa da, özellikle kızsanız hiçbir zaman öyle çok dağınık olamıyor eviniz ama. çok pis olamıyor hiç. gelen giden belli oluyor hep.