geceye doğru beliren sebepsiz huzursuzluk

bufi
Genellikle insanın kendiyle başbaşa kalıp, hesap kitap yaptığı zamanlara bir de nerden geldiği belirsiz yalnızlık hissi eklenir. Hop! Nurtopu gibi bir mutsuzluğunuz oldu.
Poyraz
Şimdi gündüz tv var etrafta insan var isteyerek veya istemeyerek iletişimde olduğun kişiler var. Peki gece olunca ne var. Sadece sen varsın, umutların, hayallerin ve hayal kırıklıkların var, özlemlerin, unutamadıkların ve aklından çıkmayanlar var. Sebepsiz denebilir mi buna denemez malesef
biri hep aglayan digeri hep gulen iki hayat
içten sesler radyosunun cızırtılı sesinin içimize fısıldadıklarının bizde noksan bıraktığı duygu haline verilen isim. huzur noksanlığı...

burada sözü içselleştirerek bildiklerimi çok iyi ifade ettiği için kemal sayar'a bırakıyorum:

"içsel dinginliğe sahip değiliz. çok şeyler hayal ettik fakat çok az şeye sahip olduk.
evlerimizde sıcak sular var, daha geniş evlerde yaşıyoruz fakat içsel dinginliğe sahip değiliz. huzur hissine sahip değiliz. daha başka bir yerde daha iyi bir hayatın olacağı düşüncesi ruhumuzu sürekli yokluyor. bu da huzursuzluğumuzun sebeplerinden bir tanesi. çoğu insan iyi hayatın başka bir yerde saklı olduğunu düşünüyor. hani insanlar bir kaldırımdan gider "hay allah öbür kaldırım daha rahattı keşke oradan yürüseydim" derler. veya bir kuyrukta beklerler "yan taraftaki kuyruk daha hızlı ilerliyor" diye hayıflanırlar. buna şöyle bir fenomen adı veriliyor: benim olmadığım yerler yemyeşil fenomeni. olmadığımız hayatın daha cazip olabileceği yönünde tuhaf bir yanılsamaya sahibiz. yani içinde bulunduğumuz, gömülü olduğumuz hayatın hakkını vermek, onu doya doya yaşamak, onu güzellikle, huzur içinde yaşamak dururken başka bir yerde daha iyi bir hayatın bizi beklediğini düşünüyoruz. bir danışanım geçtiğimiz haftalarda şöyle bir şey dedi bana, çok ilginç geldi: ben hala benim içimdeki hayatı, kendim için biçmiş, özlemiş olduğum hayatı yaşamamış olduğumu düşünüyorum ve bu beni çok üzüyor dedi. işte bakın bu tamamen zihnimizden geliştirdiğimiz bir iç konuşma. "benim başka bir yerde başka bir hayatım olmalı, içimde bekleyen daha iyi bir hayat var! bunu yaşamadım dolayısıyla mutlu olmaya hakkım yok." bunu söylemeye başladığımız anda, içten sesler radyosu, hep bize kendimizle ilgili kötü şeyler fısıldar. o içten sesler radyosu çalışmaya başladığı zaman insanda huzur filan kalmıyor. kendimizi başka durumlarla, başka insanlarla kıyas ettiğimiz zaman huzurumuz kalmıyor. günlük hayat da bizden bir şeyler alıp götürüyor."

o halde şu içten sesler radyosunun sesini biraz kısmalı.