fidel castro

alakalı biri
bir ömür devrimci fidel,amacına ulaşabilmiş bir avuç devrimciden biridir.bugünün devrime değil devrim için mücadeleye aşık çakma devrimcilerden farklı tek örnektir bana göre.Küba'nın devrimci önderi Fidel Castro Oriente ilinde, Mayan'de doğdu. Babası şeker kamışı ve sığır yetiştiren orta halli bir çiftçiydi. Fidel Havana Üniversitesi'nin hukuk bölümünü bitirdi. 1950-52 arasında avukatlık yaparak yoksulların haklarını savunmaya başladı. 1952'de General Fulgencio Batista bir darbeyle Küba'da yönetimi ele geçirdi. Castro 1953'te Batista yönetimini yıkmak amacıyla bir örgüt kurdu. 26 Temmuz 1953'te 125 arkadaşıyla birlikte askeri bir kışlaya baskın düzenledi. Ne var ki eylem başarısızlıkla sonuçlandı. Castro ve arkadaşları tutuklandı. Yargılanması sırasında "Tarih beni aklayacaktır," cümlesiyle biten ünlü savunmasını yaptı. Yargılanma sonucunda 16 yıla hüküm giydi. Ama iki yıl sonra serbest bırakıldı ve Meksika'ya geçti. Burada 26 Temmuz Hareketi adında bir örgüt kuran Castro arkadaşlarıyla birlikte ayaklanma hazırlıklarına başladı.
26 Temmuz Hareketi üyeleri 1956'da Küba'ya Granma yatıyla çıkarma yaptılar ve başarısızlığa uğradılar. Yalnızca, aralarında Arjantinli ünlü devrimci Che Guevara ve Castro'nun kardeşi Raûl'un da bulunduğu 12 kişi dağlardaki karargâha ulaşabildi. Oriente ilindeki bu dağlarda iki yıl boyunca gerilla savaşı yürüten ve çevredeki halktan destek gören Castro zamanla gücünü artırdı. 1959'da diktatör Batista'nın ülkeden kaçmasının ardından ordusuyla Havana'ya girdi ve yeni kurulan hükümette başbakan oldu. Yönetime gelince geniş çaplı ekonomik ve sosyal reformlar başlattı. Bunlardan en önemlisi köklü bir toprak reformunun gerçekleştirilmesiydi.
Bu toprak reformundan bazı şirketlerinin zarar gördüğü gerekçesiyle ABD, Küba'ya ekonomik ambargo uygulamaya başladı. ABD'ye satamadığı şekerini SSCB'ye satan Küba'nın bu ülkeyle ilişkileri gelişti. Ocak 1961'de ABD, Küba ile diplomatik ilişkisini kestiğini açıkladı. Aynı yıl ABD'de eğitilen ve silahlandırılan rejim karşıtı Kübalı sığınmacıların Domuzlar Körfezi Çıkarması başarısızlıkla sonuçlandı. Çıkarma girişiminin ardından Castro ünlü Havana Bildirisi'ni yayımlayarak Küba'nın sosyalist bir ülke olduğunu açıkladı.
1962'de SSCB'nin Küba'ya yerleştirdiği nükleer füzeler ABD'nin büyük tepkisini çekince SSCB füzeleri kaldırdı. Bu olay Küba ile SSCB'nin arasının açılmasına yol açtı. Castro 1963'te Birleşmiş Sosyalist Devrim Partisi'nin başına getirildi. Küba'nın SSCB ile ilişkilerinde, 1968'den başlayarak, yeniden bir yakınlaşma oldu.
1970'lerde ve 1980'lerde Castro önderliğindeki Küba, başta Angola ve Etiyopya olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerindeki bağımsızlık hareketlerini destekledi. Güney Amerika devletleri ile olan ilişkilerini geliştirdi.
1976'da Devlet Başkanı, Devlet Konseyi ve Bakanlar Kurulu Başkanlığı'na getirilen Castro ülkesi için çok şeyler başarmış bir devlet adamıdır. Castro'nun dilimize çevrilmiş birçok kitabı vardır. Bunların en ünlüsü Türkiye'de 1977'de basılan Castro'nun Tarihi Savunması'dır (La Historia Me Absoluerâ; 1953).okumayı bilmeyen çakma devrimcilere öneririm